MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kök murisi...'nun öldüğünde geride çocukları .... ile babasının dedesi olan ......'nun kaldığını, kadastro tespiti sırasında kök muris....'ndan kendilerine de intikal etmesi gereken çekişme konusu 45, 52, 123, 147, 148, 153, 154 ve 267 parsel sayılı taşınmazların muvazaalı şekilde ...'nun torunları olan davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalılar, çekişme konusu taşınmazlarla davacının bir ilgisinin bulunmadığını, iddia ettiği şekilde intikallerin olmadığını, öte yandan davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava tarihi itibari ile 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık dava açma süresinin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, çekişme konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 1985-1987 yıllarında yapıldığı, davacının babası...'nin 1923 doğumlu olup 1977 yılında öldüğü, ....'nin babası ...'in 1897 doğumlu olup 1940 yılında öldüğü,...'in babası ....'nin 1874 doğumlu olup 1913 yılında öldüğü, bu durumda kök muris ....'ın kadastro tespit tarihinden önce öldüğü anlaşıldığından, 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesine göre karar verilmesi doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 00,90 TL. Bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy