Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve pay oranında tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, 9 parselin mirasbırakanı ait iken mal kaçırma amacı ile davalılara devredildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalılar, murisin icra borçları dolayısıyla taşınmazı sattığını, satışın gerçek olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmaz üzerindeki evin davalılar tarafından yapıldığı, ancak taşınmazın arsasının davalı murise ait iken davalılara devredildiği gerekçesiyle taşınmazın sadece arsası yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün bina ve arsa ayrımı yapılarak çifte mülkiyet oluşturacak şekilde kurulmuş olması doğru değil ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün. 1. fıkrasında yer alan “üzerindeki evin davalılar tarafından yapıldığı ancak taşınmazın arsasının davalı" ibaresinin hüküm metninden çıkartılmasına, tarafların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy