MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2012
NUMARASI : 2012/92-2012/746
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı vekilleri tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 31.7.1997 tarihli kira sözleşmesinin 15.2 maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği, 6100 s. HMK'nun 17. maddesi gereğince davanın yalnızca sözleşmeyle yetkili kılınan yer mahkemesinde görülebileceği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 251 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, taşınmazın önceki malikleri ile davalı şirket arasında 31.7.1997 tarihinde 25 yıllığına Yap-İşlet-Devret modelince özel eğitim ve öğretim tesisi yapımını öngören kira sözleşmesi imzalandığı, davacının, kira bedelleri ve emlak vergilerinin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle Bakırköy 29. Noterliği aracılığıyla 22.1.2009 tarih, 2443 sayılı ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiği iddiasıyla 7.2.2009-1.9.2011 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisile karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil, kötüniyetli zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu bir şeyi haksız olarak alıkoyması nedeniyle hak sahibine ödemek zorunda kaldığı bir tür haksız fiil tazminatıdır.
Bilindiği ve 6100 s. HMK'nun 16. maddesinde düzenlendiği üzere; “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”
Somut olayda, uyuşmazlık sözleşmeden ya da sözleşmenin yorumundan kaynaklanmamakta olup, davada HMK'nun 16. maddesinin uygulanacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, davacının temyiz itirazının kabulüne, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy