MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ....'ın kayden paydaşı olduğu 407 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılan ihale işlemi ile davalılara satıldığını, söz konusu davanın 27.8.2003 tarihinde açıldığını, murisleri ...'nin ise 27.9.2002 tarihinde öldüğünü, ortaklığın giderilmesine ilişkin davada taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapıldığını ve tebligatların usulsüz olduğunu gerekçe göstererek temyiz ettiklerini, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile, olmadığı takdirde arsa değerinden paylarına isabet eden bedelin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1428 E-2006/38 K sayılı kararı ile çekişme konusu 407 ada 5 parsel sayılı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verildiği, kararın 8.6.2006 tarihinde kesinleştirildiği ve 2006/10 sayılı satış dosyası ile 15.12.2008 tarihinde yapılan ihalede davalılara satılıp adlarına tescil edildiği, 2005/1428 E-2006/38 K sayılı kararın... mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 4.10.2012 tarihli ilamı ile, dava konusu taşınmazda paydaş olan davalı ...'ın dava tarihinden önce ölmesi sebebiyle mirasçılarına tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma sonrası 2013/474 Esasını alan davanın 16.9.2014 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ne var ki, davalılar adına oluşan tescilin yolsuz duruma düştüğü saptanarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, davalılar üzerinde bırakılan payda maddi hata yapılarak 8044/17600'ar pay yerine, 80044/17600'ar payın davalılar adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de; anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 2. bendindeki “... 80044/17600 hissesinin davalı ... oğlu, ... adına ve 80044/17600 hissesinin davalı ... oğlu, ... adına tapuya kayıt ve tesciline,” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “... 8044/17600 hissesinin davalı ... oğlu, ... adına ve 8044/17600 hissesinin davalı ... oğlu, ... adına tapuya kayıt ve tesciline,” cümlesinin yazılmasına, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy