MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : ... VD.
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup, 17.8.2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Tapu Sicil Tüzüğü'nün yürürlüğü zamanında 11.02.2014 tarihinde açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, tapu kaydında kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür taleplerde kimlik bilgileri düzeltilirken taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu talepler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1027. maddesi çerçevesinde mahkemeye yapılırsa, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382/2-ç-1 maddesi uyarınca çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan, aynı Kanunun 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Bununla birlikte, 17.8.2013 tarihinde yürürlüğe giren yeni Tapu Sicil Tüzüğü'nün 28. maddesinde, kütük sayfası malik sütununda malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasının yazılacağı, tüzel kişilerin unvanlarının tam olarak yazılacağı ve paylı mülkiyette pay miktarı, paydaşların adı, soyadı ve baba adından sonraki kısımda, kesirli olarak gösterileceği; 72. maddesinde, tapu sicilindeki değişikliğin hak sahibinin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına istinaden yapılabileceği; 74. maddesinde ise, kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgelere aykırı basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde
açıklanarak, re'sen düzeltme yapılacağı, istem belgesinde yapılan yanlışlık veya eksiklik düzeltilerek belgenin uygun bir yerine yazılmak suretiyle taraflar ve tapu görevlilerince imzalanacağı ve sicilde buna uygun düzeltme yapılacağı, ana veya yardımcı siciller üzerinde yapılmış hata veya eksikliklerin ilgililerce sunulan veya başka idarelerce düzenlenen belgelerden kaynaklanması hâlinde, ilgililerin gerçek durumu kanıtlayıcı belgelere dayalı başvuruları üzerine, istem yevmiye defterine kaydedilerek gerekli düzeltme yapılacağı, kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgelere aykırı tescil veya esaslı yazım hatasının düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması gerektiği, ilgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, bu durum beyanlar sütununda belirtilerek 26.9.2011 tarih ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre işlem yapılacağı, yapılacak düzeltmeler hatalı yazımdan sonra hak sahibi olmuş kişilerin hakkını etkileyici nitelikte ise, bu hak sahiplerinin de yazılı olurlarının aranacağı, müdürlüğün, ilgililerin bilgisi dışında yaptığı işlemleri tebliğ etmekle yükümlü olduğu açıklanmıştır.
Öte yandan, Tapu Sicil Tüzüğü'nün 75. maddesi; "(1) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine;
a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber,
b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler,
incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir.
(2) Zeminde inceleme, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılır ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenlenir. Zeminde incelemede, komşu parsel malikleri, muhtar ve diğer ilgililer dinlenir; vergi kaydı ve diğer her türlü bilgi ve belgeden yararlanılır.
3) Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinde de yukarıdaki fıkralar uygulanır.
(4) Bu madde hükümleri uyarınca kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur." düzenlemesini içermektedir.
Diğer taraftan, Tüzüğün 26. maddesine göre de, mevzuat ve bu Tüzükte yer alan hükümlere uygun olmayan ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1011 inci maddesine göre geçici tescil şerhine de imkân bulunmayan istemlerin geciktirilmeden, gerekçesi, itiraz yeri ve süresi de belirtilmek suretiyle reddedileceği, ret kararının, istem sahibine elden veya 11.2.1959 tarih ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edileceği ve ret kararına, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde müdürlüğün bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne, bölge müdürlüğünün kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Genel Müdürlüğe itiraz edilebileceği belirtilmektedir.
Yukarıda açıklanan yeni Tapu Sicil Tüzüğü hükümleri ve özelikle 75. maddesi nazara alındığında, tapu müdürlüklerine oldukça geniş yetkiler verilerek tapudaki hataların daha kısa bir sürede, idari yoldan düzeltilmesine imkân verildiği ve kayıt düzeltmeleri için öncelikle müdürlüklere başvuru yapılmasının zorunlu tutulduğu görülmektedir..
Bu nedenle, yeni Tapu Sicil Tüzüğünün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 17.8.2013 tarihten itibaren, ilgililerin mahkemeye müracaat etmeden önce, ilk olarak tapu müdürlüklerine yukarıda açıklanan prosedüre uygun şekilde başvurması kaçınılmaz olup, değinilen prosedür izlenmeden mahkeme önüne getirilen davanın dinlenebilme olanağı yoktur.
Bunun yanında, ilgililerin tapu müdürlüklerine yaptıkları düzeltim başvuruları üzerine, tapu müdürlüklerinin Tüzüğün 75. maddesinde belirtilen araştırma ve soruşturmayı yapmadan verdikleri soyut içerikli ret kararları da davayı mahkeme önünde dinlenebilir hale getirmez.
Bu şekilde TST'nin 75. maddesine aykırı olarak verilen cevaba karşı ilgililerin aynı Tüzüğün 26. maddesine göre itiraz imkanı bulunmaktadır.
Hal böyle olunca, usulüne uygun şekilde yasal prosedür izlenmeden açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
-KARŞI OY-
Dava, tapu kaydında malik soyadının düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davanın esastan kabulüne karar verilmiş, karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava 11.02.2014 tarihinde, 17.08.2013 tarih ve 28738 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yeni Tapu Sicil Tüzüğünün yürürlük tarihinden sonra açılmış, yargılama sırasında davacılardan ...'in aynı konuda Tapu Sicil Müdürlüğüne 26.06.2014 tarihin de yaptığı düzeltme başvurusu üzerine, ...Tapu Sicil Müdürlüğü 07.07.2014 tarihli yazısı ile; istek konusu taşınmazların senetsizden tespit ve tescil edildiği, malik sutununda ( Ölü ... ve ölü ...) adı geçen kişiye ait doğum tarihi , baba adı bilgileri bulunmadığından ve T.K.G.M 'nün 1453 sayılı genelgesine göre düzeltme imkanı bulunmadığından talebinin reddine karar verilmiştir.
Yeni Tapu Sicil Tüzüğünün 75. maddesinde, tapuda kayıt düzeltme isteklerinde öncelikle tapu sicil müdürlüklerine başvuru zorunlu tutulmuş, aynı madde de ilgililerin düzeltme başvurusu üzerine araştırma ve soruşturmanın ne şekilde yapılacağı idarenin uygulayacağı prosedür, izlemesi gereken yol ve yöntem açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda, yargılama sırasında davacı ...'ın başvurusu üzerine tapu sicil müdürlüğünün Tüzüğün 75. maddesinde belirtilen araştırma ve soruşturmayı yapmadan verdiği 07.07.2014 tarihli red kararı davayı mahkeme önünde dinlenilir hale getirmez. Bu gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi yönündeki hükmün bozulması kararına aynen katılıyorum.
Ancak, ilgililerin tapuda kayıt düzeltme başvuruları üzerine, tapu müdürlüğünce verilen red kararına karşı Tapu Sicil Tüzüğünün 26. maddesinde belirtilen itiraz yoluna başvurulmasını zorunlu kabul eden sayın çogunluk görüşüne katılamıyorum.
Tapu Sicil Tüzüğünün "istem ve işlemin sonuçları" başlıklı dördüncü bölümünde; ayni hakların resmi senet düzenlenmeden ve resmi senet düzenlenmek suretiyle tescil istem ve işlemlerinin ne şekilde yapılacağı düzenlenmiş olup, istemin reddedilmesini düzenleyen 26. maddesinde, " (1) Mevzuat ve bu Tüzükte yer alan hükümlere uygun olmayan ve 4721 sayılı Kanunun 1011 inci maddesine göre geçici tescil şerhine de imkan bulunmayan istemler geçiktirilmeden, gerekçesi, itiraz yeri ve süresi de belirtilmek suretiyle reddedilir. ....(4) Ret kararına, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde müdürlüğün bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne, bölge müdürlüğünün kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Genel Müdürlüğe itiraz edilebilir." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre itiraz ilgilinin isteğine bırakılmıştır
Tapu Sicil Tüzüğünün 75. maddesinde belirtilen prosedüre uygun araştırma ve inceleme yapılmadan verilen kayıt düzeltme isteğinin reddi kararına karşı, tescil istem ve işlemlerinin reddi kararalarında uygulama yeri bulunan, Tüzüğün 26. maddesi uyarınca isteğe bağlı itiraz yolunu başvurulması zorunlu bir inceleme yolu olarak kabul etmek mümkün değildir.
Öte yandan, Tapu Sicil Tüzüğünün 75. maddesinde ki düzenleme ile tapu müdürlüklerine geniş yetkiler verilerek tapudaki hataların en daha kısa sürede düzeltilmesi, hakka kısa sürede en az masrafla etkili erişim amaçlanmış olup idari yargıya kadar uzanacak bir idari itiraz yolunun zorunlu sayılması tüzüğün amacına da aykırıdır.
Belirtilen bu nedenlerle, tapuda kayıt düzeltme istemlerinde Tüzüğün 75. maddesinde ve 20.05.2014 tarih 2014/3 (1755) sayılı genelge hükümlerin de belirtilen inceleme ve araştırma usulü izlenmeden verilen red kararları düzeltme isteğini mahkeme önünde görülür hale getirmez, bu durumda ilgili tekrar tapu müdürlüğüne başvurarak mevcut düzenleme ve genelge uyarınca inceleme yapılmasını istemelidir. Ayni hak tescil istemlerinin reddi halinde uygulanacak ve istem sahibinin isteğine bırakılmış itiraz yolunun, Tüzüğün 75. maddesi kapsamındaki başvurularda izlenmesi gereken zorunlu bir yol olduğuna ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne bu gerekçelerle katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy