MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ...’nun 21/09/1993 tarihinde öldüğünü, ölümünden sonra muris adına kayıtlı bulunan 341 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 27/12/1993 günü yolsuz ve usulsüz bir şekilde davalılardan ...’a satılmış gösterildiğini, davalı ...’ın yapılan usulsüzlükleri gizlemek amacıyla dava konusu parseli davalı ...’e muvazaalı olarak 15/08/2011 tarihinde devrettiğini, yine davalı ...’in de yapılan usulsüzlükleri gizlemek ve açılacak tapu iptal ve tescil davasını bertaraf etmek için dava konusu parseli davalı ...’e 25/08/2011 tarihinde devrettiğini, gerçekte satış yapılmadığını, satışlar arasında on günlük gibi kısa bir süre bulunduğunu , 27/12/1993 tarihinde yapılan ilk satış işleminde mirasbırakanın hiçbir imzasının bulunmadığını, dava konusu parselin ekonomik değerinin çok yüksek olduğunu, davalıların dava konusu parseli alacak alım güçlerinin olmadığını ileri sürerek dava konusu parselin davalı adına olan kaydının iptali ile mirasbırakan ... adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., dava konusu taşınmazı tapu kaydında malik olarak görünen ...’dan tescil kayıtlarına güvenerek iyiniyetle 15/08/2011 tarihinde 350.000 TL bedelle satın aldığını, dava konusu taşınmaz bedelinin bir kısmını elinde bulunan nakit parayla ve hayvanlarını satarak elde ettiği parayla bir kısmını ise borçlanarak temin ettiğini, daha sonra ise borçlandığı miktarı geri ödemek için ...’e sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... , dava konusu taşınmazı tapu kayıtlarına iyiniyetle güvenerek satın aldığını, ayrıca dava konusu taşınmaz her ne kadar kendi adına kayıtlı ise de akrabaları olan ... ve ... ile birlikte kendi aralarında topladıkları parayla davalı ...’den satın aldıklarını ve fakat kendi adına tescil edildiğini, davacıların dahi yapılan yolsuzluğu devir işleminden 19 yıl sonra, dava tarihinden 5-6 ay önce öğrendiklerini iddia etmeleri karşısında kendisinin, işlemlerin yolsuz ve usulsüz yapıldığını bilmesinin mümkün olmadığını,belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı ... savunma getirmemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar ve davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacılar ve davalı ...'in temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 6.20.'er-TL. bakiye onama harçlarının temyiz eden davacılar ve davalı ...'den alınmasına, 06.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.