MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava,tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltimesi isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı olan babası "..."'nın 2491 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında " ..." olarak yazılı baba isminin nüfus kaydına uygun “...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, 2013/231 Esas sayılı dosyasında aynı parselde davacının murisinin tapu kaydında “...” olarak yazılı adının nüfus kaydına uygun “...” olarak düzeltildiği ve anılan dosyanın da birlikte değerlendirildiğinde iddianın ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, Tapu Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dosya içeriği, toplanan deliller ve eksiğin tamamlanması suretiyle getirtilen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/231-547 E.K. sayılı dosyası içeriğinde bulunan belgelerden;dava konusu 2491 parsel sayılı taşınmazın 1954 yılında 4753 sayılı sayılı Çiftciyi Topraklandırma Kanununa istinaden tescil edildiği, dayanağını teşkil eden arazi dağıtım cetvelinde de dava konusu taşınmazın ".... oğlu ... .ı"'ya tevzi edildiği anlaşılmıştır.
Tapuda isminin düzeltilmesi istenen davacının murisi "... oğlu ...."'nın nüfus kayıtlarına göre, ...i ve .. oğlu 01.07.1910 doğum ve 10.02.1986 ölüm tarihli ... ili ... ilçesi ... köyü 421 numaralı hanede kayıtlı olduğu,Nüfus Müdürlüğünün yazı cevabından tapulama tutanağında adı geçen "... oğlu ... isminde kayda rastlanmadığı, kolluk marifetiyle yapılan araştırma yazı cevabından tapu kayıt maliki "... oğlu ..." isminde kimsenin bulunmadığı görülmektedir.
Bilindiği üzere,taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür işlerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu tür işler, 6100 sayılı HMK’nin 382/(2). fıkrasının ç-1) bendi gereğince çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan, aynı Kanunun 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür ve işin niteliği itibarıyla maktu harç alınır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi ve tespit taleplerini, tapu maliki ile mirasçıları isteyebilir.
Bunun yanı sıra, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgilerinin düzeltmesini isteyebilir. Ayrıca bu işlerin, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak talep eden kişinin takip yetkisi vardır.
HMK'nin geçici birinci maddesi gereğince “Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmayacağından” kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra yapılan taleplerin tapu müdürlüğüne ilgili sıfatıyla yöneltilerek yapılması gerekir.
Bu tür işlerde mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir:
1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hâlâ kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir.
Talebin niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemeyeceği gibi tapu kayıt maliki ile davacı murisinin aynı kişi olduğu yönündeki tüm tereddütlerin giderildiği de söylenemez.
O hâlde; dava konusu taşınmazı bilen yaşlı ve tarafsız kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişi ve sağ iseler tutanak bilirkişilerinin ve komşu taşınmaz maliklerinin ve davacının göstereceği tanıklarının da katılımı ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak beyanlarına başvurulması, taşınmazı kimin hangi tarihten beri ne şekilde tasarruf ettiğinin,isim ve baba adı farklılığının neden kaynaklandığının tespit edilmesi gereklidir.
Öte yandan, davacı tarafından babası olan muris "... oğlu ...ı"'nın dava konusu 2491 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında "..." olarak yazılı adının nüfus kaydına uygun “...” olarak düzeltilmesi istemiyle 12.03.2013 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/231 Esasına kayıtlı olarak açtığı dava kabul edilmiş davalı vekilinin temyizi üzerine anılan dava dosyasının Dairenin temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle aynı kayda dayanılarak açılan eldeki dava dosyası ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/231-547 E.K. sayılı dava dosyası arasında bağlantı bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi gözetilerek davaların birleştirilerek görülmesi,mülkiyet nakline yol açmamak için yukarıda açıklanan ilkeler ve olgular doğrultusunda araştırma yapılarak isim ve baba adı farklılığının neden kaynaklandığı şüpheye yer vermeyecek şekilde kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre karar vermek gerekirken açılan davaların ayrı ayrı görülerek eksik inceleme ile yetinilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup isabetsizdir.
Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy