MAHKEMESİ: BABAESKİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/10/2012
NUMARASI: 2012/408-2012/344
Taraflar arasında görülen ihalenin feshi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, görev yönünden usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı N.. A.. mirasçıları tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ihalenin feshi ve satış dosyasındaki işlemlerin durdurulması isteklerine ilişkindir.
Toplanan delillerden ve dosya içeriğinden; davanın öncelikle Sulh Hukuk mahkemesinde açıldığı, sulh hukuk mahkemesince, '' söz konusu ihalenin feshi davasının HMK'nin 4.maddesinde sayılan sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu davalardan olmayıp HMK'nin 2.maddesinde açıkça belirtildiği şekilde asliye hukuk mahkemesinin görev alanında olduğu gerekçesiyle'' verdiği görevsizlik kararının temyiz edilmeyerek 28.6.2012 tarihinde kesinleştiği, davaya asliye hukuk mahkemesinde devam edildiği ve asliye hukuk mahkemesince de '' Babaeski Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/232 E. 2006/418 K. sayılı ortaklığın giderilmesi konulu ilamın yerine getirilmesi için satış memuru görevlendirildiği ve Babaeski Satış Memurluğunun 2007/3 sayılı dosyasından şikayet konusu satış işleminin yapıldığı, sulh hukuk mahkemesinin bu ihaleye karşı yapılan şikayetlerde görevli olup davanın HUMK'un 569. ve HMK'nin 322/2. Maddelerine göre sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, daha önce sulh hukuk mahkemesince de görevsizlik kararı verildiğinden 6100 sayılı Yasanın 22/2.maddesi uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine'' karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; bir görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise bu karar dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlamaz. Bu mahkeme de kendisinin görevli olmadığı ve ilk mahkemenin görevli olduğu yönünde karar verebilir. İkinci görevsizlik kararı da temyiz edilmeksizin kesinleşirse hukuk mahkemeleri yönünden görevli mahkeme mercii tayini yolu ile kesin olarak belirlenir. Bu yargı yeri belirlenmesine ilişkin karar, davaya daha sonra bakacak olan tüm mahkemeleri bağlar. Buna karşılık ikinci görevsizlik kararı temyiz merciince onanmış ise ikinci görevsizlik kararında görevli olarak gösterilen mahkeme bu kararla bağlıdır.
Somut olayda, satış memurluğunca yapılan ihalelere karşı yapılan şikayetlerde sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş olması doğrudur.
Ne var ki, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, gerekçede “... daha önce sulh hukuk mahkemesince de görevsizlik kararı verildiğinden 6100 sayılı Yasanın 22/2.maddesi uyarınca dosyanın görevli mahkemenin belirlenmesi için Yargıtay'a gönderilmesine'' şeklindeki cümle ile hüküm kısmında geçen "Karar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse yargı yeri belirlenmesi için dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine'' şeklindeki cümle doğru değilse de, anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın gerekçe kısmında yukarıda sözü edilen bölümün ve hüküm bölümünün 2.bendinin çıkarılmasına, davacı N.. A.. mirasçılarının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy