MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL, TEMLİKEN TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, Dağdöşü köyünde ikamet ettiği sırada 1993 yılında terör sebebi ile köylerinin boşaltıldığını, ancak miras bırakanlarından intikal eden 103 ada 5, 10, 14 ve 16 parsel sayılı taşınmazları kullanmaya devam ettiğini, köy korucusu olan davalıların 1998 yılında haksız yere anılan taşınmazlara yapılaşmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve 5 yıllık her bir davacı için 6.000,00.-TL olmak üzere toplam 120.000,00.-TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, birleştirilen davaların da reddini savunmuştur.
Bir kısım davalılar ile dahili davalılar, çekişme konusu yapıların ... Valiliğinden sağlanan parasal kaynakla imece usulü yapılarak buralara yerleştirildiklerini, husumetin Valiliğe yöneltilmesi gerektiğini, kötüniyetli olmadıkları için ecrimisil istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlar, birleştirilen davaları ile de; köy korucusu olduklarını, ... Köyü, 102 ada 9 parsel ile 103 ada 4 parsel üzerine yaptırılan konutlara güvenlik sebebi ile yerleştirildiklerini, bu konuda tapu kaydı üzerinde şerh bulunduğunu, iyiniyetli olduklarını, yapı değerlerinin arsa değerlerinden fazla olduğunu ileri sürerek temliken tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Asıl davada elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne, birleşen davaların reddine dair verilen karar, Dairece; ''...Davalı tarafın çekişmeli taşınmazda kişisel veya ayni bir hakları bulunmaksızın taşınmaza el attıkları ileri sürülmek suretiyle eldeki davanın açıldığı ancak dava dilekçesinde isteklerden sadece ecrimisil yönünden dava değeri gösterildiği halde el atılan taşınmaz bakımından bir değer gösterilmediği, bu nedenle, mahkemece dava dilekçesinde ecrimisil olarak gösterilen değerle bağlı kalınarak, diğer istekler bakımından bir değer belirlenmeden ve harç ikmal edilmeden neticeye gidilmiş olmasının doğru olmadığı, diğer taraftan, kabul tarzı itibariyle de; çekişmeli taşınmazın sicil kaydında 3402 sayılı Yasanın 19. maddesi hükmü uyarınca muhtesat şerhinin varlığı sebebiyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği kısmen kabul edilmiş ise de, bununda doğru olduğunun söylenemeyeceği, zira, muhtesat şerhinin fiili durumun tespitine ilişkin olup, davalı taraf köy korucusu sıfatıyla orada bulunduğuna göre taşınmazın davacı tarafa ait
olduğunu bilmemelerinin olanaksız olduğu, öyleyse, temliken tescil isteğinin kabul edilmesi için aranan koşullardan olan iyiniyetin varlığının somut olayda gerçekleşmediğinin sabit olduğu, o halde, davalıların iyiniyetli olduğu da kabul edilemeyeceğine göre, haklarında açılan elatmanın ve ecrimisil isteği bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu isteğin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının da yerinde olmadığı, esasen mahkemece temliken tescil davaları reddedildiği halde, muhtesat şerhi bulunan dava konusu taşınmaz bakımından asıl davanın kısmen kabul edilerek çelişkiye düşülmesinin de isabetsiz olduğu '' hususlarına değinilerek bozulmuş, davalılar vekilinin karar düzeltme isteği üzerine de; yine Dairece; ''...Temliken tescil isteği bakımından iyiniyetin varlığının gerçekleşmediği sabit olmakla bu isteğin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan, Dairenin elatmanın önlenmesi isteği bakımından harç alınmadığına değinen bozma kararında da usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, o halde, henüz yöntemine uygun biçimde açılmış bir elatmanın önlenmesi davasının varlığından söz edilemeyeceğinden, dairenin elatmanın önlenmesine ve ecrimisil açısından davanın kabulüne karar verilmesine yönelik bozma gerekçesinin bu yönü ile bozma kapsamına uygun düşmediği '' belirtilmek suretiyle karar düzeltme isteğinin kabulü ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinin kabulüne değinen bölümün bozma kapsamından çıkarılması suretiyle bozma kararının korunmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar birleştirilen dosyaların davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalılar birleştirilen dosyalarda davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 16.470.48.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalı karşı davacılardın alınmasına, 13.3.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy