MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak mirasbırakanın kayden maliki bulunduğu 13 parça taşınmazını diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak emanetçi Mehmet Kâzım Peköz aracılığıyla kızı olan davalıya tapuda satış gibi göstermek suretiyle temlik ettiğini, murisin sağlığında davalı aleyhine açtığı ... Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1998/154 esas, 1999/472 karar sayılı dosyasında da taşınmazlarını bedelsiz temlik ettiğini açıkça beyan ettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, murisin taşınmazları üçüncü kişiye satmak zorunda kaldığını, bu konuda üçüncü kişilerle pazarlık yapma aşamasında iken yabancıya satılmasını önleyebilmek amacıyla bedeli karşılığında muristen satın aldığını, hatta bir kısım taşınmazı da murisin temlik ettiği üçüncü kişilerden satın alma yoluyla iktisap ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; " ... Tarafların miras bırakanı ...'nin davalı ... aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde , "1981 ve 1982 yıllarında büyük bir ticari borç altına girdiği ve aleyhinde icra takipleri yapılarak mallarının haczedilmeye başlandığından bu sıkıntılı dönemi en az zararla atlatmak amacıyla dava konusu 13 parça taşınmazını yakın tanıdığı olan ...'e satış suretiyle temlik ettiği, 3 yıl kadar sonra adı geçenin taşınmazları geri vermek istemesi ve bu sırada ... bulunan kızı ...ün yardım amacıyla " taşınmazları benim üzerime geçirtelim, durumun düzeldikten sonra ben tapuları iade ederim" şeklindeki beyanı üzerine taşınmazların davalıya devredildiği, ancak yapılan temliklerin gerçek satış olmadığı" iddialarıyla açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği ve bu kararın 28.06.2000 tarihinde kesinleştiği, anılan davanın reddine dair verilen karar kesinleştiğinden, çekişmeli taşınmazların ara malike temlikinin, " satış" olduğu şeklinde değerlendirilmesi gerekeceği, bu durumda ara malikin Türk Medeni Kanununun 683. maddesi hükmü uyarınca taşınmazlar üzerinde dilediği gibi tasarruf etme yetkisine dayanarak, çekişmeli taşınmazları davalıya temlik etmesine yasal bir engel bulunmadığı, bu saptamalar karşısında davanın reddi" gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 09.09.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat ... ile temyiz edilen vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının ve aşağıda yazılı 0,90.-TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy