MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; 966 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki miras payının satılması için .... 1.Noterliğinde düzenlenen vekâletname ile 21.09.1990 tarihinde davalı kardeşi....'yi vekil tayin ettiğini, daha sonrada .... Noterliğinde düzenlenen 24.12.1991 tarihli azilname ile azlettiğini, azilname vekile 02.01.1992 tarihinde .... 1.Tapu Sicil Müdürlüğüne ise 03.01.1992 tarihinde tebliğ edildiği halde taşınmazın azilname yokmuş gibi 13.01.1993 tarihinde intikal ve satış işlemi ile vekil.... tarafından dava dışı anneleri ...'ye satıldığını, daha sonra taşınmaz üzerinde bina yapılarak kat irtifakı tesis edildiğini ve bağımsız bölümlerin muhtelif tarihlerde satış suretiyle kayıt malikleri olan davalılara geçirildiğini, işlemin yolsuz olduğunu ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında ise kayıt maliki davalıların iyiniyetli olduklarından bahisle davasını azilnameye rağmen satış işlemini yapan tapu idaresi ve davalı vekil... karşı tazminat isteğine hasrettiği, diğer davalılar hakkındaki davasından ise feragat ettiği bildirmiş, yargılama sırasında davalı...'in ölümüyle dava mirasçıları huzuru ile görülmüştür.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine dair verilen karar Dairece;"...yolsuz tescil nedenine dayalı olarak açılan taşınmazın aynına yönelik uyuşmazlıklarda, tazminat isteği yönünden zaman aşımı, taşınmazın aynına yönelik isteğin ortadan kalktığı, diğer bir anlatımla tapu iptali ve tescil isteme olanağının kalmadığı tarihten itibaren başlamaktadır. Somut olayda, davacının 17.04.2007 tarihli celsede isteğini tazminata hasrettiği gözetildiğinde, tazminat isteği yönünden zaman aşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, işin esasına girilerek toplanan ve toplanacak taraf delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı..."gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddianın sabit olduğu gerekçesiyle tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... ve bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı ... Müdürlüğünün ve bir kısım davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davalı ... Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
aşağıda yazılı 5.727.26.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.