MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : ... V.D.
DAVALILAR : ... V.D.
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki davadan dolayı .... Hukuk Hakimliğinden verilen 01.04.2013 gün ve ...sayılı hükmün onanmasına dair 05.12.2013 gün ve 2013/13482E-2013/17245K sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, tetkik hakimi ...'nin raporu okundu, düşüncesi alındı dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar; miras bırakanları .... 1397 ada 77 parsel sayılı taşınmazını davalıların murisi olan oğlu ... 20.05.1981 tarihinde satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, parselin sonradan imar uygulamasına tabi tutulduğunu ve oluşan 2435 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kat karşılığı yükleniciye verildiğini, kat irtifakı tesisi neticesinde 3, 6, ve 12 nolu meskenlerin davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, miras bırakan ... çekişmeli taşınmazı, davalıların murisi olan oğlu ... yurt dışına çıkabilmesi için üzerine kayıtlı taşınmaz bulunması gerektiğinden bedelsiz devrettiği, geri iade edilmediğinden davacıların miras haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, onanmıştır.
Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
./..
Somut olaya gelince, dosya içeriği ve toplanan tüm delillerden miras bırakanın çekişmeli taşınmazı davalıların murisi olan oğlu .... yurt dışına çıkabilmesi için üzerine kayıtlı taşınmaz bulunması gerektiğinden tapuda satış yoluyla devrettiği, satışın bedelsiz olduğu, dinlenen tanık beyanları ile açıklığa kavuşmuştur.Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Hal böyle olunca, olayda 1.4.1974 gün 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri olmadığı gözetilerek muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Anılan bu husus davalılar vekilinin karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, karar düzeltme isteğinin HUMK'un 440. maddesi gereğince kabulüyle, Dairenin 05.12.2013 gün ve .... sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 01.04.2013 gün ve 2011/347 E-2013/136 K sayılı hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy