MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR: ... V.D.
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki davadan dolayı ....Hukuk Hakimliğinden verilen 30.05.2012 gün ve 2011/635 Esas 2012/440 karar sayılı hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin olan 08.11.2013 gün ve 16084/15474 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava; tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davacının verilen kesin süre içerisinde gider avansını yatırmaması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usul Kanunu 114/1-g ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Dairenin 08/11/2013 tarih, 2012/16084 Esas, 2013/15474 Karar sayılı ilamı ile "....dava, 6100 sayılı HMK'nın 114./1-g maddesinde düzenlenen dava şartı yokluğundan reddedildiğine göre maktu harç alınması" gereğine değinilerek yerel mahkeme kararı düzeltilerek onanmış, bu defa davacı tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Bilindiği gibi, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.'nın 114. maddesi dava şartlarını düzenlemiş, 114/g maddesinde gider avansının yatırılmış olmasını dava şartı olarak tanımlamış, 115/2 maddesinde dava şartının yokluğu halinde izlenecek yol gösterilmiş, 120. maddesi ile gider avansına ilişkin düzenlemeler getirilmiş, 324. maddesi ile de "delil ikamesi için avans" düzenlemesine ve burada belirtilen avansın yatırılmaması halinde "delilin ikamesinden vazgeçmiş" sayılacağı öngörülmüştür.
HMK'nun 120. maddesine göre, davacının daha işin başında dava açılırken maddenin gerekçesinde de açıkça ifade edildiği üzere, ileride yapılacak her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın dava şartı olarak yatırılması zorunluluğu ifade edilmiştir. Yine gerekçede, bu düzenlemeyle gerekli masrafların zamanında yatırılmamasından dolayı davaların gecikmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. 3 Nisan 2012 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunun Yönetmeliğinin 45. maddesinde aynı hususlar açıklanmıştır. Yine 30 Eylül 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu "Gider Avansı Tarifesinin" zaman bakımından uygulama başlıklı 6. maddesi " bu tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla gider avansının ikmal ettirileceği ifade edilmiştir.
./..
-2-
Açıklanan bu yasal mevzuat karşısında somut olay incelendiğinde, davanın 15/11/2011 tarihinde tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde bedelin tazmini isteğiyle dava dilekçesinde 10.000,00 TL değer gösterilerek 148.50 TL. nispi harçla birlikte 678.20 TL.gider avansı alınmak suretiyle açıldığı, davalının 04/01/2012 havale tarihli cevap dilekçesinde, resmi akitte gösterilen değer üzerinden eksik harcın tamamlanması gerektiği belirtilerek dava değerine itiraz ettiği, davacı tarafından dava değeri bakımından yöntemine uygun ıslah dilekçesi verilmediği gibi mahkemece harcın tamamlanması konusunda alınmış bir ara kararı da bulunmadığı halde tamamlama harcı adı altında 08/02/2012 tarih, 663 sayılı makbuzla 891,00 TL. harç alındığı, 02/03/2012 tarihli celsede ise ; mahallinde keşif yapılmasına karar verilerek 748,55 TL. (148,55 TL.mahkeme heyeti yolluğu, 250.00 TL.... 250.00 TL. fen bilirkişi, 100.00 TL. araç ücreti olmak üzere toplam 748,55 TL.) avansının davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılması için kesin süre verildiği, takip eden celsede de kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-g bendi ve 115/2. maddesi gereğince davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Oysa mahkemece verilen kesin sürenin, HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen gider avansına ilişkin olmayıp HMK'nın 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesine ilişkin olduğu açıktır.
Öte yandan; dava değeri bakımından yöntemine uygun yapılmış bir ıslah ve mahkemece eksik harcın tamamlanması konusunda alınmış bir ara karar bulunmadığına göre davacı tarafından 08/02/2012 tarihinde yatırılan 891.00 TL. her ne kadar tamamlama harcı adı altında alınmış ise de bu paranın gider avansı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması ve işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken olayda uygulama yeri bulunmayan 6100 sayılı yasanın 114/1-g maddesinden söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Anılan bu husus karar düzeltme isteği üzerine bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, davacının karar düzeltme isteğinin ( 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollamasıyla) HUMK'un 440. maddesi gereğince kabulü ile Dairenin 08/11/2013 tarih, 2012/6084 Esas, 2013/15474 sayılı düzeltilerek onama kararının ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 30/05/2012 tarih, 2011/635 Esas, 2012/440 Karar sayılı hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esası bakımından şimdilik inceleme yapılmasına yer olmadığına, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.