MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, miras bırakan Havva Karaburun’un mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla 284 ada, 17, 51, 52 parsel sayılı taşınmazları oğlu davalı ...’a, 49 ve 50 parsel sayılı taşınmazları ise diğer oğlu davalı ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, satışların gerçek olmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldıklarını, alım güçlerinin olduğunu, aynı konuda taraflar arasında açılmış 2001/458 Esasta kayıtlı derdest dava bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairece; “bilindiği üzere, tapu kaydına dayanılarak açılan bir iptal davasında, ayrıca tescil isteğinde bulunulmamış olması iptal davasının reddi için başlı başına bir sebep teşkil etmez. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, iptal isteminin tescili kapsamadığı gözetilerek davacıya, ayrıca tescil davası açması için imkân tanımak ve dava açılması halinde her iki dava birleştirilerek karara bağlanmaktan ibarettir. Değişik anlatımla sadece iptal davasının kabulüne ve tapunun iptaline karar verilmesi, tapulu bir taşınmazın sicil dışı (kayıtsız) kalması sonucunu doğurur ki, böyle bir uygulama, devletin bütün taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarını belirleyerek sicile bağlama yolunda benimsediği-dolu pafta sistemi –genel ilke ile bağdaşmaz. Ne varki, davacı iptal değil, sadece tescil isteğinde bulunmuş ise Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, tescil isteği tapu sicilinde mevcut eski kaydın iptali isteğini de kapsadığı gözetilerek davacının ayrıca tapu kaydının iptalini de dava etmesine gerek yoktur. (YHGK 11.11.1983 Tarih, 981/8-80 Esas, 983/1162 Sayılı Kararı.)Hal böyle olunca; davacılara tescil istemli dava açmaları için olanak tanınması, davanın açılması halinde her iki dava birleştirilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken anılan kural göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı Budak'ın temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 757.35.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy