MAHKEMESİ: ERZİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/12/2013
NUMARASI: 2012/215-2013/643
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, görev yönünden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 3877 parsel sayılı taşınmazda bulunan tek katlı evde haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davalının oturduğunu, ilave yapılar yapmak ve yola tecavüz etmek suretiyle mülkiyet hakkını kısıtladığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine, davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisine ait evin dava dışı 3878 parsel üzerinde bulunduğunu, dava konusu taşınmaza müdahale etmediğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki çekişmenin ortaklığın giderilmesi davası ile çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişme konusu 3877 parsel sayılı taşınmazın davacı, 3878 parsel sayılı taşınmazın ise davacı ve davalının babası K.. A.. adına kayıtlı olduğu, yapılan keşifte davalının kullanmakta olduğu tek katlı evin davacıya ait 3877 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, 4721 s. TMK.'nun 683. maddesinde; malikin taşınmazı üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarruf yetkilerine sahip olduğu ve 2. fıkrasında da, her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebileceği öngörülmüştür.
Öte yandan, ortak/paydaş olanların payından az yer kullandıkları iddiasının dinlenemeyeceği, bu tür durumlarda uyuşmazlığın “taksim veya ortaklığın satış yolu ile giderilmesi davası” yolu ile çözümlenmesi gerektiğine ilişkin emsal kararların paydaşlar arasındaki elatmanın önlenmesi davalarında uygulanabileceği kuşkusuzdur.
./..
Somut olayda, dava konusu 3877 parsel sayılı taşınmaz davacıya ait olup, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; davacının mülkiyet hakkına değer verilerek işin esası bakımından bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taraflar arasındaki çekişmenin ortaklığın giderilmesi suretiyle çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.