MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ-TESCİL-TENKİS
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, murisi .... 22.8.2008 tarihinde öldüğünü murisin, ilk eşinin ölüm tarihinden kısa bir süre sonra kendisinden 28 yaş küçük ve aynı zamanda davalı ... . eşinin ablası ile evlendiğini ve 91 parseldeki 9 nolu bağımsız bölümü satın alıp intifa hakkını adına çıplak mülkiyeti ise davalı adına tescil ettirdiğini, işlemin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek, tasarrufun iptali ile payı oranında adına tesciline aksi takdirde saklı payına yapılan tecavüzün tenkisine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının taşınmazı kendi birikimleri ile satın aldığı, davacının iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali-tescil olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davada ileri sürülen iddianın içeriğine ve davalının savunmasına göre; yanlar arasındaki uyuşmazlık, murisin gerçekte bedelini bizzat ödeyip, üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla tapu siciline yarar sağlamak istediği kişi (davalı) adına kaydettirmesi halinde 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulup bulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Gerçekten, 1.4.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı, konusu ve sonuç bölümü itibariyle, murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcıdır. Somut Olayda olduğu gibi bedeli ödenerek "gizli bağış" şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliği yoktur. Bunun yanı sıra, karara, yorum yoluyla gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağı; Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarih 586/782; 21.9.1994 tarih 248/538; 21.12.1994 tarih 667/856; 11.10.1995 tarih 1995/1-608 sayılı kararlarında belirtilmiş; Dairenin yargısal uygulaması bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.
./..
Somut olayda, dava konusu taşınmazın intifa hakkının muris, çıplak mülkiyetinin davalı adına 23.09.1992 tarihinde üçüncü kişiden satın alma yolu ile tescil edildiği yine mirasbırakan ile davacının 08.03.1978 tarihinde 22 parsel sayılı taşınmazdaki 4 nolu bağımsız bölümü, dava dışı kişiden satın alıp intifa hakkının muris üzerinde bırakıldığı ve çıplak mülkiyetinin ise davacı adına yazıldığı, mirasbırakan ile eşi.... 1994 tarihinde evlendikleri,... 03.07.1997 tarihinde dava dışı kişiden 25 parsel sayılı taşınmazdaki 4 nolu bağımsız bölümü satın aldığı ve eldeki davacı tarafından anılan taşınmaz için ... aleyhine muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilip,temyiz edilmeden kesinleştiği gözetildiğinde ve yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde somut olgular değerlendirildiğinde, murisin paylaştırma amacıyla hareket ettiği, mirasçıdan mal kaçırma amacının bulunmadığı kabul edilmelidir. Davanın reddedilmesi bu gerekçelerle sonucu itibarı ile doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 0.90-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...