MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 03.05.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat İsmail Akdaş geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı ..., davalı ..., davalı ... gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı; murisleri Mehmet Aydemir’den intikal eden 13 adet taşınmazın intikal ve taksim işlemleri yapılırken kendisinin davalı çocukları tarafından yanıltılarak işlem yapıldığını ileri sürerek tapu iptal ve miras payları oranında yeniden adlarına tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Sefer ve Ümmü; iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, davalı ... taşınmazların yeniden hisseler oranında tesciline karar verilmesini istediğini ve davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, hile iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 28. maddesi hükmü uyarınca kişilik ölümle son bulur.
Somut olaya gelince; dosya içeriğinden; davacının hükümden sonra 12.08.2015 tarihinde öldüğü, mirasçılarının da davalılar olduğu anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; eldeki davada davacı öldüğünden, davalılarda davacının mirasçıları olduklarından davalıların aynı zamanda davacı sıfatını aldıkları gözetilerek, öncelikle usûli işlemlerin yerine getirilmesi, ondan sonra işin esası yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmesi bakımından bozulmalıdır.
Temyiz itirazının açıklanan nedenden ötürü kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 21.12.2015 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.350.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy