MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu 9 adet taşınmazın tapu kaydında '.... kızı ....'nin '.... kızı ...' olarak düzletilmesine, mirasbırakan ....'nin soyadının düzeltilmesine ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının, mirasbırakanları ... ve ...'ün kayden paydaşı olduğu 9 adet taşınmazın tapu kaydında soy isimlerinin yazılmadığını ileri sürerek kayıtların düzeltilmesi isteği ile eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, ....sayılı taşınmazın kayıt maliklerinden ... kızı ...'nin '....' olan soyadının, sicil kaydında yazılmadığı saptanarak, işin esası bakımından yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle hükmün bu kısmının ONANMASINA.
Ne varki mahkemece, ...., 757 ada 1 parsel, 758 ada 1 parsel, 760 ada 1 parsel, 762 ada 1 parsel, .... 1012 ada 3 parsel ve 1013 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemez.
Bilindiği üzere, taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu tür işler, 6100 sayılı HMK’nin 382/9-ç maddesi gereğince çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan, aynı Kanunun 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Tapuda kayıt düzeltilmesi ve tespit taleplerini, tapu maliki ile mirasçıları isteyebilir.
Bunun yanı sıra, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu'nun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu işlerin, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak talep eden kişinin aktif dava ehliyeti vardır. ./..
Bu tür işlerde mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir:
1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hâlâ kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir.
Talebin niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır.
Somut olayda, ...., 757 ada 1 parsel, 758 ada 1 parsel, 760 ada 1 parsel, 762 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanakları, Aralık 1965 tarihli akit tablosu ve dayanak kayıtlara göre, ...kızı ...'nin soy isminin '....' olarak geçtiği, davacının murisi ...'nin soy isminin ise '....' olduğu, nüfus kayıtlarında '....' adında bir kayıt olup olmadığının araştırılmadığı; ....mahallesi 1012 ada 3 parsel ve 1013 ada 1 parsel sayılı taşınmazların 1/3 payının ise, tapu kaydına dayalı olarak ....evlatları '....' adlarına tespit edildiği ancak mahkemece, ...'ın babası .... oğlu ....' dışında bu isimde çocukları olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; sözü edilen parseller bakımından yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araştırmanın yapılması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, keşif yapılıp taşınmazların başında sağ iseler tutanak tanıkları ve yerel bilirkişiler dinlenerek gerçek malikin tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre de, reddedilen kısım yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması da doğru değildir.
Davalı vekilinin, temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy