MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TAZMİNAT
YÜZÖLÇÜM TASHİHİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 25.04.2012 gün ve 2008/243 Esas 2012/191 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 16.12.2013 gün ve 15080-18028 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, ve birleşen davalar tapu iptali ve tescil, yüz ölçüm tashihi ve bedelin tazmini isteklerine ilişkindir.
Davacı ... asıl dava dosyasında, kayden maliki olduğu 580 ve 581 parsel sayılı taşınmazların hile ve sahte belgeler düzenlenmek suretiyle davalılar adına tapuya tescil edildiğini, tescilin dayanağı olan resmi senedin yasa ve ... Tüzüğüne uygun düzenlenmediğini, okuma yazması olmayıp, resmi senetteki mührün kendisine ait olmadığını; birleşen dava dosyasında ise, mirasbırakan ...'a ait olan 582 nolu parselin düzmece borç alacak ilişkisi düzenlenerek ve murisin kandırılarak tapuya götürülmek suretiyle devrin yapıldığını, resmi senedin sahte olup, resmi senetteki imzanın murise ait olmadığını; birleşen diğer dava dosyasında da, 580 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki yüz ölçümünün 11.300 m² olmasına rağmen resmi tapu senedinde 8.850 m² olarak belirtildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil ile tapu kaydının 11.300 m2 olarak düzeltilmesine ve satıştan sonra kalan 2.400 m²'lik bölümün adına tesciline, olmadığı taktirde rayiç bedelin tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuş, yargılama sırasında davacı ... vesayet altına alınarak kendisine ... vasi olarak atanmış, 582 nolu parselin tapusunun iptali ve tescili istemiyle açılan birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/200-155 E.K. sayılı dava dosyasında ... 582 nolu parsel ile ilgili dava konusunu 03.04.2012 tarihli dilekçe ekindeki “Dava Konusu Devir Sözleşmesi” ile ...'a devrettiğini bildirmiştir.
Davalılar, satış işlemlerinin üzerinden 40 yıl geçtiğini, dava konusu taşınmazları yıllardır kendilerinin kullandığını, iddiaların asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu 580, 581 ve 582 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili olarak açılan davalarda; anılan taşınmazların tapuda devrinin 1969 yılında yapıldığı ve zilyetliklerinin de davalıların murisi ...' ya devredildiği, o tarihten beri de davalılar tarafından kullanıldığı, her ne kadar yolsuz tescil iddiaları ile ilgili zamanaşımı ve hak düşürücü süre öngörülmemiş ise de, akdin 40 yıl önce yapıldığı, taşınmazların fiilen teslim edildiği, taşınmaz devri için bir kısım ödemelerin yapıldığı ve açılan davanın Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine; 580 nolu parselin yüz ölçümünün düzeltilmesi istemiyle açılan dava dosyasında ise; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
..
Davacı ve dahili davacı vekili tarafından kararın temyizi üzerine, hüküm Dairenin 16.12.2013 tarihli, 2013/15080 esas, 2013/18028 karar sayılı ilamı ile; “ her ne kadar karar, ... tarafından temyiz edilmiş ise de; birleşen dosyada ...'un ... ile yapmış olduğu 27.11.2012 tarihli “Dava Konusu Devir Sözleşmesi” 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (162.) ve devam eden maddelerinde öngörülen “alacağın temliki” niteliğinde kabul edilemez. Anılan yasal düzenlemelerde öngörülen ve devri mümkün olan hak bir alacağa ilişkindir. Oysa, eldeki davada yapılan temlikin koşulların gerçekleşmesi halinde mülkiyetin nakline ilişkin olduğu açıktır. Böylesine taşınmazların mülkiyetinin devrini öngörecek nitelikte yapılan temliknamenin yasal olduğunu da söyleyebilme olanağı yoktur. Bu nedenle temlik alan ...'un davada yasal açıdan sıfatının varlığı da kabul edilemeyeceğinden ...'un açıklanan bu gerekçelerle temyiz dilekçesinin reddine karar verilerek Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine geçildiği;
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.1969 tarihli ve 1968/196 E.1969/315 K. sayılı miras bırakan ... tarafından 582 nolu parsel ile ilgili olarak açılan tapu iptal ve tescile ilişkin dava dosyasında ...'ın 17.09.1969 tarihli oturumda bizzat imzalı beyanı ile 582 nolu parselin tapuda yapılan temlik işlemlerinin iradesine uygun olduğunu kabul ederek davadan feragat ettiğini bildirdiği, bu durumda 582 nolu parsel ile ilgili olarak tapuda yapılan resmi işlemin miras bırakanın iradesine uygun olduğu ve resmi senedin sahteliği iddialarının HMK' nin 208/4. maddesi uyarınca bu aşamada dinlenilmesinin mümkün olmadığı; 580 ve 581 nolu parsellerin tapusunun iptal ve tescili istemiyle açılan davanın da ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı nedenleriyle asıl ve birleşen.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/200-155 E.K. sayılı davalarının reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Öte yandan, birleşen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/268 Esas, 2010/1151 Karar sayılı 580 nolu parselin yüz ölçümünün düzeltilmesi istemiyle açılan dava dosyasında; davacı ... 580 nolu parseli 17.09.1969 tarihinde ...' ya satmış olup, aslolan TMK'nin 719. maddesine göre taşınmazın krokisidir. O halde taşınmazın miktarının az veya çok olması sonuca etkili değildir. Davacı ... taşınmazı 17.09.1969 tarihinde sattığına göre, mahkemece davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiş olması da doğrudur” gerekçesiyle onandığı anlaşılmıştır.
Davacılar onama ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuşlar, davacılardan ... 03.04.2014 tarihli dilekçesiyle; onama ilamında imzası bulunan Başkan ve üyelere rücu edilmek üzere tazminat davası açmış bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 36/1-d uyarınca açılan dava nedeniyle karar veren heyet üyelerini karar düzeltme incelemesinden çekilmeye davet etmiştir.
Öte yandan, aynı kişi ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 16.07.2014 tarihinde aynı daire başkanı ve üyelerine karşı Hüseyin Polat'ın, 17.09.2014 tarihli oturumdaki beyanının sahteliğinin tespiti bakımından dava açtığı, bu mahkemece 18.07.2014 tarihli ve 2014/403-431 sayılı karar ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
../...
-3-
Dahili davacı ...’un 24.03.2014 tarihli dava dilekçesi ile, Maliye Hazinesi ve belirtilen onama kararını veren heyette yer alan daire başkanı ..., üyeler Ali Seçkin Togay, Fadime Akbaba, Dr. Sami Sezai Ural ile Salih Özaykut aleyhine 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... içinde 20.000,00 TL manevi tazminat istekli dava açtığı, davanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/5 Esasında görülmekte olduğu saptanmıştır.
Öte yandan, dahili davacı ...’un 16.07.2014 tarihli dava dilekçesi ile, ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesinde, onama kararını veren heyette yer alan aynı daire başkanı ve üyeler aleyhine, Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/196 Esas, 1969/325 Karar sayılı davanın 17.09.1969 tarihli oturumunda, Hüseyin Polat’ın feragat beyanıyla ilgili Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2013/15080 esas, 2013718028 karar sayılı ilamında sahtecilik unsurları bulunduğunun tespiti istemiyle dava açtığı, Mahkemece 18.07.2014 tarihli 2014/403 esas, 2014/431 karar sayılı karar ile “ dava dilekçesinin görev yönünden reddine dosyanın görevli ve yetkili Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine” karar verilmiştir.
Temyiz incelemesinden sonra dahili davacı ... tarafından onama kararına katılan heyet başkan ve üyeleri aleyhine tazminat ve sahteciliğin tespiti davaları açılmış bulunduğundan ayrıca tarafların yargıya güvenin sağlanması ve adil yargılanma hakkı gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 36/1-d uyarınca daire başkanı ..., üyeler Ali Seçkin Togay, Fadime Akbaba, Dr. Sami Sezai Ural ile Salih Özaykut’un karar düzeltme incelemesinden ÇEKİLMESİNE.
Karar düzeltme incelemesinden daire başkanı ve 4 üye çekilmiş bulunduğundan Dairenin diğer 4 üyesi (Nihal Koyuncu, Nurettin Türkmen, Öznur Kakillioğlu, Hasan Kaya) ile de çekilme ve karar düzeltme istemi konusunda inceleme yapacak heyet oluşmadığından hukuki engel nedeniyle gereği için dosyanın Yargıtay Yüksek Birinci Başkanlığına gönderilmesine, 25.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy