MAHKEMESİ : ERZİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/04/2013
NUMARASI : 2011/138-2013/201
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafın, ara kararı gereği keşif masrafını verilen kesin süre içerisinde karşılanmaması sebebiyle davanın bu haliyle keşif yapılmadan karara bağlanmasının da söz konusu olamayacağı gerekçesiyle, davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacıların, murisleri Osman oğlu M.. O..'a ait 1054 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında, murisin "Mustafa" olarak yazılan isminin "Mustafa Remzi", "Mahmut" olarak yazılan baba adınında "Osman" olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ettikleri; davalı idarenin, davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 22.01.2013 tarihli celsede " Dava konusu taşınmaz başında 11/02/2013 günü saat 10:00'dan itibaren keşif icrasına, refakate 1 kadastro, 1 inşaat, 1 ziraat ve 1 fotoğraf bilirkişisi alınmasına, kadastro, ziraat ve inşaat bilirkişileri için 150,00'şer TL, fotoğrafçı için 50,00 TL, araç için 100,00 TL, keşif sırasında dinlenecek muhtar için 30,00 TL ve keşif harcı olan 170,80 TL olmak üzere toplam 800,80 TL'nin davacı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde karşılanmasına," şeklinde davacı tarafa kesin süre verildiği; keşif günü de, davacı tarafa verilen iki haftalık kesin süre içerisinde keşif masrafı yatırılmadığı için keşif yapılamadığına dair tutanak düzenlendiği görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki, davacı tarafa verilen kesin süre 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde düzenlenen delil ikame avansına ilişkin olup,avansın yatırılmaması halinde ancak, talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.
Davanın niteliği gereği, davacının, dayandığı tanık ve diğer delillerle de davanın kanıtlanması mümkün olup, gerekirse ancak keşif yapılması, tanıkların keşif mahallinde dinlenmesi gerekir. O halde, bu husus gözetilmeksizin. HMK 324 maddesi gereğince verilen kesin sürede delil ikame avansı davacı tarafından yatırılmadığından iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmiş olmasının doğru olduğu söylenemez.
Öte yandan, tapu kaydında düzeltim davasına ilişkin olarak yapılacak keşifte, teknik bilirkişi olarak inşaatçı, ziraatçı ve fotoğrafçı bulundurulması gerekmediği halde; Mahkemece, yapılacak keşifte refakate 1 inşaat, 1 ziraat ve 1 fotoğraf bilirkişisi alınmasına karar verilerek, bilirkişileri için takdir edilen bilirkişi ücretinin de keşif avansına dahil edilmesi isabetsizdir.
Hâl böyle olunca, işin esasına girilerek, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların tüm delillerinin toplanması, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy