MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak mirasbırakanları babaları ...adına tescil edilmesi gereken dava konusu 104 ada 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazlar ile 72 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 3/4 payının davalı adına kaydedilmiş olduğunu, miras bırakanın yaşlı hasta ve saflığından yararlanarak hileli yoldan satış gibi gösterilerek kendisinden mal kaçırılması yoluna gidildiğini ileri sürüp tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini istemiştir.
Davalı,72 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kendisine hibe edildiğini, 1 yıllık sürede tenkis davası açılmadığını, diğer iki taşınmazı mirasbırakandan para ile aldığını, taşınmazlara ev yaptığını, 10 yıl geçtikten sonra dava açıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 42 nolu parselin davalıya satışının gerçek olduğu, 43 nolu parsel için Kadastro Kanununun 12/3 maddesine göre 10 yıllık sürenin geçtiği, 9 nolu parselin davalıya bağış yoluyla intikal ettiği, hibe senedinin iptalinin talep edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 1.10.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat... ile temyiz edilen davalı ... ve vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 43 parsel yönünden hem hak düşürücü süreden hem esastan davanın reddine karar verilmişse de, temlikin 1987'de kadastro tespitin ise 1992'de yapıldığı ve mirasbırakanın 2005 yılında öldüğü gözetildiğinde davanın hak düşürücü süreden reddi isabetli değilse de bu taşınmaz yönünden de mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kanıtlanamadığına ve davanın reddi bu sebeple doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 990.00.-TL. duruşma avukatlık parasının ve aşağıda yazılı 4,05 .-TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.