....
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ..... mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla vekil tayin ettiği davalı kızı ... aracılığı ile maliki olduğu 451 parsel sayılı taşınmazı davalı ... tarafından davalı ...’a muvazaalı olarak temlik ettiği ileri sürerek dava konusu taşınmazı davalı ... adına olan tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, mirasbırakanın talimatı doğrultusunda 1600-TL bedelle dava konusu taşınmazın devredildiğini, satış bedelinin de ölümüne kadar ihtiyaçları için harcandığını, davacıların mirasbırakanla ilgilenmediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianı kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili ve katılma yolu ile davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma isteğinin tebligat giderleri (duruşma pulu) olmadığından reddine karar verildi. Tetkik Hakimi ...’nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile dava konusu 451 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanın vekil tayin ettiği davalı ... tarafından diğer davalı ...’a mirastan mal kaçırmak amacıyla temlik edilmediği saptanarak, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddine.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değeri, taşınmazın teminin değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değer olup, bu değer üzerinden yargılama giderine hükmedilmesi gerekir.
./..
Ne var ki; dava 05.04.2011 tarihli dilekçe ile 10000TL değer göstermek suretiyle açılmış keşfen taşınmazın dava tarihinde davacıların miras payına isabet eden değerinin 64.837,00-TL olduğu belirlenerek ve bu değer üzerinden harç ikmal edildiği gözetilerek taşınmazın dava tarihinde davacılar payına isabet eden miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücreti tayini doğru değildir. Ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 3. bendinde yer alan ‘’ Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlülükte bulunan .... Gereğince üzerinden hesaplanan 1.500,00 TL nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara verilmesine’’ ibaresi hükümden çıkarılarak, yerine “Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlülükte bulunan AAÜT üzerinden hesaplanan 7.432,00-TL nin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,” ibaresinin yazılmasına, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy