Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ... ve teyzesi olduğunu, verdiği para ile davacının oğlu yurtdışından döndüğünde onun üzerine devretmesi koşulu ile davalı ... adına ev alındığını, bedelinin 300.000 TL’sini kendisi, 200.000 TL’sini ödediğini, 2002 yılından bu tarihe kadar da evde kendisinin oturduğunu, bu arada taşınmazı muvazaalı olarak davalı ...’e devrettiğini, evi devretmesi için ödediği parayı kargo ile gönderdiğini, de evi davalı ...’ye devrettiğini ileri sürerek, 4815 ada 6 parselde kayıtlı 1. kat 4 nolu bağımsız bölümün davalılar arasındaki satış işlemlerinin iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmazın davalı ... adına alındığı iddiasının inançlı işlem sayılacağı, inançlı işlemin de yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği, davalı ... adına kargo ile gönderildiği iddia edilen paralara ilişkin kaydın bulunmadığı, yemin deliline dayanılmayacağını bildirdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 6.20.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.