MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar ,davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar, davalı ile ortak mirasbırakanları babaları ...’nün maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazı diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak intifa hakkını kendisinde bırakarak çıplak mülkiyetini satış suretiyle, davalı oğluna devrettiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, temlikin mal kaçırma amaçlı olmadığını, miras bırakanın başka taşınmazlarını da ihtiyaç nedeniyle satışa çıkardığını, çekişme konusu taşınmazın yabancıya satılmasını istemediği için mirasbırakandan satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’nün 20/02/2014 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacılar, davalı oğlu ve dava dışı Sabiha’nın kaldığı, mirasbırakanın maliki olduğu 8240 m2 yüzölçümlü ... parsel sayılı taşınmazı 27/09/1984 tarihinde intifa hakkını üzerinde bırakarak kuru mülkiyetini davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiği, mirasbırakanın temlik harici 10880 m2 ve 4767 m’ yüzölçümlerinde iki adet daha taşınmazının olduğu, ölümü ile mirasçılarına intikalinin sağlandığı, ayrıca mirasbırakanın sağlığında maliki olduğu dört parça taşınmazı da üçüncü kişilere devrettiği kayden sabittir.
Dinlenen tanık beyanlarından, davalının bir süre yurtdışında çalıştığı, ekonomik durumunun iyi olduğu, dava konusu taşınmaz için mirasbırakana para gönderdiği, mirasbırakanın davacı kızları ile arasında husumet olmadığı anlaşılmıştır.
Belirlenen bu olgular çerçevesinde temlikin mal kaçırma amacı ile yapılmadığı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy