MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl ve birleşen davada davacı, maliki olduğu 4019 ada 152 parseldeki 8 nolu nolu bağımsız bölümünü cebir, şiddet uygulanması sonucunda davalı ...'a temlik ettiğini, ayrıca zorla çek imzalattırıldığını, iradesinin fesata uğratıldığını, davalı ...'ın da çekişmeli taşınmazı el ve işbirliği içinde olduğu dayısı olan davalı ...'ye, ...'nin de diğer davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek, tapunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., iddiların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ... ise savunma getirmemiştir.
Davalı ..., iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu belirterek tapu iptal ve tescil davasının reddini savunmuş, birleşen davası ile davacı ...'in çekişmeli taşınmaza haksız elattığını ileri sürerek müdahalenin menine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, temlikin ikrah ve tehdit ile yapıldığına yönelik iddianın kanıtlanamadığı son kayıt maliki davalı ... iyiniyetli alıcı olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil isteğine yönelik asıl ve birleşen davaların reddine, elatmanın önlenmesi isteği ile son kayıt maliki Mahmut tarafından açılan birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili (birleşen davada davalı) tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, 818 sayılı Borçlar Kanununun 29. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 37. maddesi) düzenlenen ikrah iddiasının kanıtlanamadığı gözetilerek tapu iptal ve tescil isteği ile açılan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi son kayıt maliki Mahmut'a ait bağımsız bölüme davacı ...'in haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın elattığı saptandığından birleşen davanın kabul edilmesinde de bir isabetsizlik yoktur.
Davacının (birleşen davada davalı) temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 512.10.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan (birleştirilen davalıdan) alınmasına, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.