MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak mirasbırakan ...’in maliki olduğu 42 ada 14 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 2 nolu bağımsız bölümünü 02.02.1995 tarihinde kızı davalı ...'e satış suretiyle devrettiğini, anılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; "... uzun süredir hasta olan mirasbırakanın bakımı ile ilgilenen davalı kızına minnet duygusu ile dava konusu bağımsız bölümü temlik ettiği, miras bırakanın gerçek amaç ve iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı sonucuna varılmaktadır.Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir."gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.11.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat.... geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı ... vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine.
Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince;
Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava değerinin, çekişme konusu taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçıların paylarına isabet eden toplam değer olduğu kuşkusuzdur.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri 240.000,00 TL olup, davacının miras payına (1/5) isabet eden değer 48.000,00 TL'dir. Bu durumda keşfen belirlenen toplam değerden, davacının miras payına (1/5) isabet eden ve harçlandırılan 48.000,00 TL dava değeri üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ancak, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5.bendinde yer alan “ 1.500,00 TL ” ibaresinin çıkarılarak yerine “5.580,00 TL” ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan duruşmaya katılan davacı vekili için 1.630.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin duruşmaya katılmayan karşı temyiz edenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy