MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan babası...’ın mirastan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak 173 ada 10, 168 ada 6, 117 ada 13, 113 ada 9, 113 ada 104, 147 ada 1, 193 ada 21 parsel saylı taşınmazları davalı ikinci eşi ....’ye, yine 279 ada 98, 117 ada 60, 122 ada 2, 139 ada 3, 182 ada 4, 198 ada 10, 160 ada 2 parsel sayılı taşınmazları bu eşten olma davalı kızı ...’ye temlik ettiğini, uhdesinde bıraktığı 177 ada 1, 192 ada 5, 198 ada 5, 124 ada 10 parsel sayılı taşınmazların ortaklığın giderilmesi davasına konu edilip başkaca malvarlığı bulunmadığını, temlik edilen taşınmazlar ile temlik dışı bırakılan taşınmazlar arasında değer farkı olduğunu, davalıların alım gücü bulunmadığını ileri sürerek dava konusu toplam 14 parça taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazların bir kısmının üçüncü kişilerden satın alındığını ya da kadastro tespiti ile edinildiğini ve üzerinden 10 yıl geçtiğini, dava konusu 113 ada 9, 279 ada 98, 117 ada 60, 139 ada 3, 182 ada 4, 198 ada 10, 122 ada 2, 160 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili davacının dava açma hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar; davalı ... aşamalarda, mirasbırakan eşinin 12 yıl süreyle hasta yattığını, satılan bir kısım taşınmazın parası ve ürün bedelini tedavi giderlerine harcadığını; davalı ... ise aşamalarda, mirasbırakan sağ iken söz konusu yerleri paylaştıklarını ve davacının bu paylaşıma razı olduğunu, mirasbırakanın kendisine bakan davalı eşine bir kısım yerleri devrettiğini, mal kaçırma amacı olmadığını beyan etmişlerdir.
Mahkemece; kadastro tespiti ile edinilen dava konusu taşınmazlar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiği, yine dava konusu 122 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dava dışı köy tüzel kişiliği adına kayıtlı olduğu, satış yolu ile edinilen taşınmazlar bakımından ise muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla,Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülü , düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, çekişme konusu 139 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının mirasbırakanla ilgisinin olmadığı, 198 ada 10, 122 ada 2, 182 ada 4, 147 ada 1, 193 ada 21, 113 ada 9 parsel sayılı taşınmazların kadastroca senetsizden tespit ve tescil edildiği, senetsizden tespit ve tescil edilen taşınmazlar bakımından 1.4.1974 tarih ½ sayılı İBK’nın uygulanamayacağı, her ne kadar Mahkemece 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçe yapılmış ise de bu tür davalarda mirasçının dava hakkının murisin ölümü ile doğduğu dolayısıyla kadastro öncesi değil kadastro sonrası neden olduğundan somut olayda 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, murisin bizzat temlik ettiği 168 ada 6, 117 ada 13, 173 ada 10, 113 ada 104 parsel sayılı dört parça taşınmaz bakımından da davacının iddiasının TMK 6. ve HMK 190. maddeleri uyarınca usulünce kanıtlanamadığı, dava dışı kişilerden edinilen 279 ada 98, 117 ada 60, 160 ada 2 parsel sayılı üç parça taşınmaz bakımından da murisle ilgili olmayıp 3. kişilerden edinildiği saptanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 8.20 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy