MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mülga 2510 sayılı İskan Kanunu kapsamında göçebe hayatı yaşadıkları iddiası ile davalıların tarımsal iskana başvurduklarını, Mahalli İskan Komisyonu'nun 12/08/1992 tarih ve 101 no'lu kararı ile tarımsal iskan hak sahipliğini elde etmesi nedeniyle dava konusu 1460 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına 18/02/2004 tarihinde tescil edildiğini, ne var ki davalı ...'in babası...'in başvuru öncesi 1972 yılında başlayan Bağ-Kur kaydı bulunduğunun tespiti üzerine Mahalli İskan Komisyonu'nun 27/04/2012 tarih ve 2012/311 no'lu kararı ile 12/08/1992 tarih ve 101 nolu komisyon kararı ve hak sahipliğinin iptal edildiğini ileri sürerek tapunun iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davalıların hak sahibi olarak belirlenmesinde idarenin açık hataya düştüğü veya davalıların hilesinin bulunduğuna yönelik tespitin olmadığı, 5543 sayılı İskan Kanununa eklenen geçici 7/3 fıkrası gereğince 2510 sayılı yasa döneminde hak sahibi olanların herhangi bir koşul aranmadan hak sahipliklerinin devam edeceğinin vurgulandığı, TMK'nın 712. madde hükmü gereğince tescilin yolsuz hale geldiği kabul edilse dahi davalıların kötüniyetli olduğunun ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
12.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.