MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan babası ...’ün kayden maliki olduğu dava konusu 122 ada 121, 125 ada 22 parsel sayılı taşınmazları davalı ...’a; 122 ada 128, 122 ada 140, 125 ada 56 parsel sayılı taşınmazları ise diğer davalı ...’ye, ölünceye kadar bakım akdi ile temlik ettiğini, mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile temlik edeninin iradesinin davalılar tarafından sakatlandığını, davalılar tarafından bakım borcunun yerine getirilmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile eski hale getirilmesini istemiş, 07.07.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile tapu iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, 2001 yılından itibaren, ölünceye kadar mirasbırakan ile birlikte yaşadıklarını ve bakım borcunu yerine getirdiklerini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, mirasbırakan tarafından davalılara yapılan temliklerin mirasçılardan mal karçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle miras bırakan tarafından çekişmeli taşınmazların davalılara temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine.
Ancak, 492 sayılı Harçlar Kanununun 15.maddesi ve bu kanuna ekli ( 1 ) sayılı Tarifenin ( A ) III-1.maddesinin a. fıkrasına göre davanın kabulü halinde nispi harç alınacağı öngörülmüştür. Bu husus, kamu düzeni ile ilgili olduğundan temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın resen gözetilecektir.
Somut olayda; dava 20.000,00-TL dava değeri üzerinden harç yatırılmak suretiyle açılmış, mahkemece yargılama sırasında taşınmazların değerleri keşfen belirlenmeden, harç tamamlatılmadan bu değer üzerinden yargılamaya devam edilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, harca esas alınması gereken dava değeri, dava dilekçesinde harçlandırılan 20.000,00-TL dir, bu bedel üzerinden alınması gereken harca hükmedilmesi gerekir.
Ne var ki, mahkemece nispi karar ve ilam harcına hükmedilmeyip, maktu harç alınmasına karar verilmesi doğru değilse de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 3 numaralı bendindeki "Peşin alınan 297,00 TL harçtan, alınması gereken 25,20 TL harcın mahsubu 271,80 TL harcın talep halinde davacıya iadesine," ibaresinin hüküm metninden çıkartılmasına, yerine "Alınması gereken 1.366,20-TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 297,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.069,20-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına," ibaresinin yazılmasına, davalıların temyizi üzerine resen yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.