MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL-TENKİS
Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkin olup, mahkemece derdestlik gerekçesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-ı maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, miras bırakan ...’nun mirasçıları oldukları iddiasıyla 19.08.2014 tarihinde eldeki davayı açtıkları, miras bırakanın diğer mirasçısı tarafından aynı iddiaya dayalı olarak ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/20 E. ve 2013/331 K. sayılı dosyada her iki dosyasının da davalısı ... aleyhine tapu iptal ve tescil isteğiyle 18.09.1998 tarihinde dava açıldığı, mahkemece 28.03.2013 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın da temyiz aşamasında olup kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biri derdestliktir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise, aynı konu yeni bir dava konusu yapılamaz. Çünkü; aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya layık bir menfaati yoktur. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 187/4'de ilk itiraz olarak nitelenen bu husus, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114, 1/ı hükmü ile dava şartı haline getirilmiştir.
Somut olayda, mahkemece derdest olduğu kabul edilen ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davacıları ... mirasçıları ... (...), ..., ... davalısı ... olan 2004/20 Esas ve 2013 /331 Karar sayılı dosyasında verilen kararın eldeki davadan önce açılmakla birlikte kesinleşmediği, eldeki davada aynı davalı aleyhine miras bırakan ...nun mirasçıları oldukları iddiasıyla dava açan davacılar ...
..., ..., ..., ... davacı mirasçıların kendi miras payları oranında aynı konuya ilişkin dava açtıkları her iki dosyada davacıların farklı oldukları görülmekle derdest davanın varlığından söz edilemeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca; mahkemece taraf delilleri toplanarak davanın esası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy