MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacılar, davaya konu 492 ada 77 parsel sayılı taşınmazdaki 3/5 payın mirasbırakanları... tarafından cebri ihale ile satın alındığı halde davalıların taşınmazın tamamını kullandıklarını daha önce ecrimisil isteği ile davalılar aleyhine açtıkları davaların kabulle sonuçlandığını ileri sürerek, ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişme konusu, arsa vasıflı,132.30m2 büyüklüğündeki 492 ada 77 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere 3/5 hisse ile davacıların murisi...adına kayıtlı olduğu, ...n ölümüyle geriye mirasçı olarak davacıların kaldığı, çekişmeli taşınmazda 5 katlı yapının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle davalıların dava konusu taşınmazdaki binanın tamamını kullandığı ve davacıların taşınmazda kullandıkları bir bölümün bulunmadığı saptanmak suretiyle ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalıların öteki temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; taşınmazda 5 katlı bir bina olduğu her bir davalının birer katta oturduğu izlenimi uyanmaktadır.
O halde, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan her bir davalının çekişme konusu taşınmazlarda bizzat kullandığı veya kullandırttığı (kiraya vermek veya diğer şekilde) yerlerden sorumlu olmaları gerekeceğinde kuşku yoktur.
Ne var ki; mahkemece, bu husus üzerinde yeterince durulmadan sonuca gidilmiştir.
Hâl böyle olunca; hangi davalının hangi bölümü kullandığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması, davalıların kullandıkları ya da kiraya vermek veya diğer şekilde kullandırttıkları yerler tespit edilerek, usulüne uygun şekilde yapılacak hesap ile her bir davalının tasarrufunda bulunan yerlerden sorumlu olacak şekilde ve davacıların miras payına isabet eden ecrimisil miktarının belirlenmesi, her bir davalının sorumlu olacağı ecrimisilin ayrı ayrı hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taşınmazdaki 5 katlı binanın tamamı üzerinden davalıların müştereken ve müteselsilen ecrimisil bedelinden sorumlu tutulmaları doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazları belirtilen nedenler ile yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy