MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu 162, 293, 300, 338 ve 382 parsel sayılı taşınmazların tamamını paydaş olan diğer davalının uzun yıllardır tek başına kullandığını, taşınmazlardan yararlanamadığını ileri sürerek payına yönelik el atmanın önlenmesini ve dava tarihinden geriye dönük beş yıllık dönem için şimdilik 5.000,00 TL ecrimisilin her dönem için işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, taşınmazların ortak murislerinden intikal ettiğini, davacının kardeşi olduğunu ve 30 yıldır Ankara ilinde yaşadığını, yaz aylarında ilçeye geldiğini, taşınmazları kullanmasına dava tarihine kadar davacının hiç bir itirazının olmadığını, 162 ve 382 sayılı parsellerin de tarafından çay bahçesi olarak ıslah edildiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların davacının rızası dahilinde kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların çekişme konusu 162 sayılı parselde 1/5'er oranda ve diğer çekişme konusu taşınmazlarda 1/2'şer oranda kayden paydaş oldukları, tüm paydaşları bağlayan harici ve fiili bir paylaşımın olmadığı, taşınmazların 25-30 yıldır muvafakate dayalı olarak davalı tarafından kullanıldığı, dava dilekçesinde de uzun süreli kullanımın kabul edildiği, muvafakate dayalı kullanım nedeniyle davalının, kötü niyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu bir nevi haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı gözetilerek ecrimisil isteğinin reddedilmiş olması doğrudur. Davacı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava açılmakla muvafakate son verildiği, davalının kayden davacıya ait çaplı taşınmazlardaki payına yönelik haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın müdahale ettiği belirlenerek ve mülkiyet hakkına değer verilerek el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın tümden reddedilmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy