MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan ... ile onun kardeşi olan davalının 1/2 şer oranda paydaşı oldukları 910 m2 yüzölçümlü tarla vasfındaki 54 ada 2 parsel sayılı taşınmazı davalının 01.11.2006 tarihinden beri inşaat demir işi yapmak suretiyle tasarruf ettiğini, 22.03.2013 tanzim ve 28.03.2013 tebli tarihli ihtara rağmen her hangi bir bedelde ödenmediğini ileri sürerek 28.03.2013 tarihinden dava tarihi olan 05.07.2013 tarihine kadar 10.500,00.-TL ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların murisi ile hissedar olduğu şirket merkezinin bulunduğu... ilçesinde kain 16141 parsel sayılı taşınmazda da davacıların murisi ile birlikte paydaş olduklarını, tarafların işbölümü yaparak 16141 parsel sayılı taşınmazı davacıların, dava konusu taşınmazı da kendisinin kullandığını, yaşlandığından dolayı şirketten ayrılacağı ve ortak taşınmazların taksim edilmesi teklifinin davacılardan kabul görmediğini, bilahare her iki taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davalarının açıldığını, 16141 parseldeki payını 3. kişiye sattığını, dava konusu taşınmazın 1/4 kısmını kullandığını, geri kalan 3/4 kısmının boş olduğunu ve davacıların her zaman kullanabileceğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının taşınmazda kullandığı 230 m2 dükkan ile demir indirme-bindirme ve vinç yerinin kullanım alanı (zemin) üzerinden 28.03.2013-11.07.2013 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanan bilirkişi raporuna atfen ve davacıların payı gözetilerek 4.291,67.-TL ecrimisile karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; tarafların paydaş oldukları taşınmazda davacıların kullanabileceği yer bulunduğu tespit edilmiş olmakla intifadan men olgusunun gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılamayacağına göre davacılar vekilinin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 08.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy