MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davalı ...’ye karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı Hazineye karşı açılan davanın yargı yolu bakımından usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı Hazine tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 438 ve 439 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazların büyük bölümü ... Nehri altında kaldığından kullanamadığını, başka bir yerden eş değer taşınmazın verilmesi için ... Bakanlığı'na yapılan müracaatın sonuçsuz kaldığını ileri sürüp, ... nehrinin yatak değiştirmesi sonucu oluşan hazineye ait yerlerden eş değer arazinin tarafına verilmesini, bu isteğin kabul edilmemesi halinde sular altında kalan ve kullanamadığı arazilerinin dava tarihindeki değerinin ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.
Davalı Hazine, idare mahkemesinin görevli olduğunu, davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, davanın süre yönünden de reddini savunmuştur.
Davalı ..., davacı talebiyle ilgili değerlendirilmenin idarelerinin görev ve yetki alanında olmadığını, dava dilekçesinde oluştuğu iddia edilen zarar-ziyan ile çalışmaları arasında nedensellik bağı bulunmadığı gibi hukuka aykırılık bağının da bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Bilindiği ve 23.03.1959 tarih 7/10 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile düzenlendiği üzere bir kamu kurumu tarafından alınan bir kararın uygulanması yüzünden zarar görenler tarafından açılan davalara idari yargıda bakılır.
Somut olayda davacı, idari bir kararın uygulanması yüzünden zarar görmemiş olup zarar görme nedeni nehir yatağının yer değiştirmesi olarak açıklanmıştır.
Bu durumda davaya genel yargıda bakılacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle Hazineye karşı açılan davanın yargı yolu bakımından usulden reddi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı bu yönüyle yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.