MAHKEMESİ: ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak miras bırakanları ...’in kayden maliki olduğu 617 ada 11 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiğini,yapılan işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescile;olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,kendi miras bırakan ...larından gelen mirası red...n davacıların ...lerine ait mirasa karşı muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğinde bulunamayacakları gerekçesiyle dava şartlığı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği duruşma gideri(pulu) yokluğundan reddedildi, gereği görüşülüp düşünüldü
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ; olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava şartlığı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile, davacılar ... ve ...’ın miras bırakan ...’den önce ölen oğlu ...’dan olma torunları oldukları,adı geçen davacıların ...ları ...’ın mirasını usulü dairesinde reddettikleri,her ne kadar Türk Medeni Kanunu’nun 611.maddesi hükmü gereğince yasal mirasçılardan biri mirası red...rse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer ise de; somut olayda, ...’ın murisine ait mirası reddetmediği,davacılar ... ve ...’ın, ...’dan gelen mirası reddettikleri,bu durumda,kendi miras bırakanına ait mirası red...n davacıların muris muvazaasına dayalı olarak açtıkları eldeki davanın dinlenilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacılar vekilinin öteki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak; davada,kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 . maddesindeki ''Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.'' düzenlemesi gözetilmek suretiyle ''1.500,00 TL '' vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile davalı için nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsizdir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendindeki ''10.400,00 TL '' ibaresinin çıkarılarak yerine ''1.500,00 TL '' ibaresinin yazılmasına, davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.