MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, muris ...’ın, 227 ada 13 parsel sayılı 175 m2 miktarlı ahşap ev vasıflı taşınmazını 09/01/2003 tarihinde kendilerinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak satış suretiyle davalıya temlik ettiğini, murisin, taşınmazın dava dışı oğlu ...’ye kalmasını istediğini, taşınmaz üzerine murisin teşviki ve onayı ile davacı ... ve müteveffa eşi ...’nın müştereken betonarme bir ev yaptıklarını, tapuda ferağ verilmesi sözü olmasına rağmen ... ile ...’nın boşanmaları üzerine bu ferağın verilmediğini, murisin kızı ve aynı zamanda davacı ...’nin eşi, diğer davacıların da annesi olan ...’nın muristen önce intihar etmek suretiyle öldüğünü,taşınmaz üzerindeki evde yaşamaya devam ettiklerini, davalının bir kez tahliye davası açtığını ve retle sonuçlandığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, 10/12/2014 tarihli dilekçede ise davacı ... ve ... açısından davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında iptal tescil olduğunu, davacı ...’nin ise murisin kızı ...’dan boşanması nedeniyle mirasçı sıfatını taşımayıp müteveffa ... ile birlikte yapılan binada mülkiyet haklarının bulunduğunu ileri sürerek binanın davacılar adına tescili isteği olduğunu açıklamışlardır.
Davalı; çekişme konusu taşınmazı ve üzerindeki 2,5 katlı betonarme binayı görerek muris ...’dan gerçek bir satış işlemiyle aldığını, binanın 1992-1994 yıllarında muris tarafından yapıldığını, davacı ...’nin ve ölü eşi ...’nın bina yapımında katkılarının olmadığını, zira davacı ...’nin ekonomik durumunun kötü olduğunu, kirada oturduklarını, bilakis muris ...’ın ailenin bütün geçimini sağladığını, maddi olarak devamlı yardım ettiğini, murisin emekli teknik inşaat öğretmeni olup binanın her şeyiyle murisin ilgilendiğini, inşaat malzemesini de murisin aldığını, taşınmazı satın aldıktan sonra 25/02/2003 tarihinde davacı ...’ye ihtarname gönderip ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açtığını, tahliye davasında ...’nin bina üzerinde bir hak iddiasında bulunmadığını, murisin 2000 yılında işlerinin bozulması ve kanser hastası olması üzerine paraya ihtiyacı olduğunu, o dönemde dava dışı oğlu ...’nin yanında kaldığını, tedavi giderlerini karşılayamadığı için taşınmazı sattığını ve tedavisi için kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iddianın kanıtlanamadığı, davacı ...’nin ise mirasçı olmayıp aktif dava ehliyetinin bulunmadığı ayrıca temliken tescil ya da muhtesatın aidiyetinin tespitine ilişkin dava da açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 8.20.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy