MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, davalı ile birlikte paydaş oldukları 184 parsel sayılı taşınmazın daha önce verdikleri vekaletnameler ile dava dışı ......... tarafından 185 sayılı parsel ile tevhit edilip 4446 parsel sayılı taşınmazın oluşturulduğunu, sonrasında ifraz edilerek 4447 sayılı parselin davalı adına, 4448 sayılı parselin ise adlarına tescil edildiğini, yapılan işlemlerin bilgi ve iradeleri dışında gerçekleştirildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile 184 parsel sayılı taşınmazın eski haliyle adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, davacıların verdikleri vekaletnameler ile işlemlerin gerçekleştirildiğini, iddiaların yerinde olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, husumet yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; ‘’ … mülkiyet hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istekli davalar kural olarak kayıt malikine karşı açılır. Kayıt maliki ile birlikte vekil aleyhine de açılabilirse de, böyle bir zorunluluk yoktur. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf delillerinin toplanması, değerlendirilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, bu kez Dairece; ‘’ … mahkemece bozma kararında gösterildiği doğrultuda araştırma ve inceleme yapılmakla birlikte, bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir. Bilindiği üzere bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış haklar doğar ve kararda gösterilen çerçevede işlem yapmak zorunludur. Eldeki davada önceki 184 ve 185 parsellerin tevhit ve ifrazından oluşan 4447 ve 4448 parsellerin nitelik ve özellikleri keşfen belirlenmiş ise de, 184 parsel ile ifraz sonucu oluşan ve davacı tarafa verilen 4448 parsel arasında karşılaştırma yapılarak davacıların zararlandırılıp zararlandırılmadığı hususu saptanmamıştır. Hal böyle olunca, sözü edilen anlamda bilirkişi görüşüne başvurulması, toplanan delillerle birlikte bozma kararında gösterilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi, vekil ile davalı arasında el ve işbirliği içerisinde davacı tarafı zararlandırma sonucunu doğuracak şekilde hareket edilip edilmediğinin belirlenmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 27.03.2018 ... günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacılar vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.285.85.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1.714.85. -O
429.00. -P
1.285.85.-TL
Full & Egal Universal Law Academy