MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ...’nın kayden malik olduğu 70 ada 107 parsel sayılı taşınmazı 05.01.1979 tarihinde 1/2’şer pay ile davalılara satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescil istemişlerdir.
Davalılar, peş peşe 4 evladını evlendiren ve sabit bir geliri de olmayan mirasbırakanın paraya ihtiyacı olması nedeniyle çekişme konusu taşınmazı gerçek bir satışla bedeli karşılığında temlik ettiğini, alım güçlerinin olduğunu, muvazaanın bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, "Hal böyle olunca, davada muris muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı gözetilmek suretiyle, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması ve toplanan deliller aynı çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı gerekçelerle hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği şekilde işlem yapılarak mirasbırakan tarafından çekişmeli taşınmazın davalılara temlikinin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine.
Ancak, çekişme konusu 70 ada 107 parsel sayılı taşınmazdaki davalıların maliki oldukları 1/2'şer payın her birinde davacıların miras payı oranında ayrı ayrı iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde taşınmazın tamamı üzerinden davacıların payları oranında iptal ve tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, değinilen husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından hüküm fıkrasından 1. bent çıkartılarak yerine “...Dava konusu ... ili ... İlçesi ... Mahallesi 70 ada 107 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... adına olan 1/2 pay ile ... adına olan 1/2 payın tapu kaydından davacıların ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/365 Esas ve 2010/330 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki (6/8) miras payları oranında İPTALİ ile, 6/8 payın davacılar adına tapuya tesciline geriye kalan payın davalılar üzerinde bırakılmasına...” cümlesinin yazılmasına, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.