MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTAL-TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası uyarınca tapu iptali ve tescil ile intifa hakkının terkini istemlerine ilişkindir.
Davacı, 4 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ile ‘’kale ve bahçesi’’ vasfı ile davalı ... Belediyesi adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın dayanak tapu kaydının ... Belediyesinin encümen kararı ile oluşturulduğunu, hak ve mükellefiyetler kısmında taşınmazın intifa hakkının ... ve Turizm Bakanlığına ait olduğunun, şerhler kısmında da eski eserler statüsünde 1. derece arkeolojik sit alanı olduğunun belirtildiğini, taşınmazın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 5. ve 6. maddeleri gereğince devlet malı niteliğinde olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini ve tapu kaydındaki intifa hakkı şerhinin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, tescile esas encümen kararı iptal edilmeden bu davanın açılamayacağını 3533 sayılı Kanun hükümleri uyarınca uyuşmazlığın hakem marifetiyle çözümlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... adına oluşan kaydın yolsuz tescil niteliğinde olduğu ancak intifa hakkının kaldırılması için davacının önce taşınmaz maliki olması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışındaki yerinde bulunmayan diğer temyiz itirazlarının reddine.
./..
Bilindiği ve 6100 sayılı HMK 326/1. maddesinde belirtildiği üzere “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
O halde, HMK'nın 326/1. maddesinde öngörüldüğü gibi "kanunda yazılı haller dışında" yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerektiği kuşku ve duruksamadan uzaktır.
Hal böyle olunca, 6100 sayılı HMK’nun 326. maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil isteği bakımından davanın kabul edildiği gözetilerek yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.