MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.06.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... ile temyiz edilen davalı ... ve vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekil ve asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vasisi, davacı ...'ın dava konusu 214 ada 48 sayılı parseldeki payını davalıya satış yoluyla devrettiğini, ancak akit tarihinde davacının hukuki ehliyetinin olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuş; aksi halde, yaptığı masraf ve ödemeler üzerinden lehine hapis hakkı tanınmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı ...'ın akit tarihinde hukuki ehliyetinin olmadığının ... raporu ile saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerle, davacı ...'ın akit tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmadığının... raporu ile saptandığı, böylece davalıya yaptığı devir işleminin hukuki sonuç doğurmayacağı; diğer taraftan, davalının masraf ve ödemelerle ilgili talebinin ayrı bir davanın konusunu oluşturabileceği gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince, dava değeri yönünden yapılan değerlendirmenin isabetli bulunduğu söylenemez.Davacı, paylı mülkiyete konu taşınmazdaki payını davalıya devrettiğine göre; dava değerinin, taşınmazın zemininin ve zemindeki mütemmim cüz'lerinin toplam değerinin devredilen paya karşılık gelen tutarı olacağı kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca, dava değerinin yukarıda değinilen çerçevede belirlenmesi, belirlenen dava değeri üzerinden harca ve usuli kazanılmış hak kuralı da gözetilmek suretiyle vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, binanın toplam değeri üzerinden hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy