MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın reddine, asli müdahillerin davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacılar ve asli müdahiller tarafından açılan dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir.
Davacılar, 93 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinde ölü ... mirasçılarının yazılı olduğunu, mirasbırakanları ...'in halk arasında ve köyde ... diye bilindiğini, bu nedenle kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın ölü ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek 93 parsel sayılı taşınmazın malik hanesindeki ‘’...’’ isminin ‘’...’’ olarak düzeltilmesini istemişler, 09.05.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile ... mirasçıları olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Asli müdahiller, çekişmeli taşınmazın yaklaşık yüz yıldır nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyedi olduklarını, tapu kaydında malik olarak ... Mirasçılarının yazıldığını, doğrusunun ... olduğunu, ...'in lakabı olduğunu ileri sürerek tapuda ‘’... mirasçıları’’ olarak geçen kaydın doğru şekliyle ‘’... oğlu ... Mirasçıları’’ olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın reddine, asli müdahiller yönünden ise iddianın ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın ‘’Ölü ... mirasçıları’’ adına tapuya kayıtlı olduğu kayden sabittir. Davacılar tapudaki ...nın mirasbırakanları ... oğlu ... olduğunu, asli Müdahiller ise ... oğlu ... olduğu iddiasında bulunarak eldeki davaları açmışlardır.
Bu durumda, çekişme konusu taşınmazla ilgili mülkiyet ihtilafının bulunduğu ortadadır. Bu uyuşmazlığın, davacılar ve asli müdahillerin birbirlerine karşı hasımlı olarak açacakları bir tapu iptal davasında çözüme kavuşturulacağı, uyuşmazlığın tapuda düzeltim davası ile görülme imkanının bulunmadığı açıktır.
Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davacıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.