MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan ...'in ... ada ... parsel sayılı taşıınmazdaki payını kızı olan davalı ...'ya satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, satışın gerçek olduğu, mirasbırakanın tüm bakım ve ihtiyaçları ile ilgilendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığı, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri ile tapudaki değeri arasında fahiş fark bulunduğu, mirasbırakanın bakım ihtiyacının taşınmazın satışından sonra ortaya çıktığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hâkimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4.650.00. TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.01.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, mirasbırakanın diğer mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir bir sebebin ve muvazaanın varlığı konusunda somut bir olgunun ortaya konulamadığı, mirasbırakanın davalı kızı ile birlikte yaşadığı ve tüm bakımının davalı tarafça yapıldığı, mirasbırakanın davacı kızları ile de arasının iyi olduğu, davalıya yapılan pay temlikinde diğer mirasçılardan mal kaçırma kastı ile değil minnet duygusuyla hareket ettiğinin anlaşıldığı, davacıların iddialarının HMK'nun 190. ve TMK'nun 6. maddeleri uyarınca usulünce ispatlanamadığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.