Taraflar arasında görülen davada:
Davacılar ve müdahil davacılar, 1965 yılında vefat eden kök muris mirasçıları olduğunu, davaya konu 64 parsel sayılı taşınmazın 1954 yılında yapılan kadastro tespit tutanağında kök murise 6/18 oranında pay verildiğini, tespitin kesinleşmesinden önce Hazine ve bir kısım gerçek kişiler tarafından açılan tespite itiraz davasında, davalıların kök murisinin isminin de olmasından ötürü kök murisi isabet eden payın da davalılar adına tescil edildiğini, anılan davada yer almadıkları için kesin hükümden söz edilemeyeceğini belirterek payları oranında adlarına tapu iptali ve tescile kararı verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, kesin hüküm bulunduğunu, ayrıca Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiğini, zilyetliğin de kendilerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; yargılama aşamasında davalılar yanında davaya katılan ...'de aynı gerekçelerle davaya itiraz etmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazda davacı ve müdahil davacıların murisi da tespit maliklerinden birisi olduğu, taraf olmadıkları tespite itiraz davasında kök muris isabet eden payın yanlışlıkla davalılara eklendiği; diğer taraftan kesin hükümden söz edilemeyeceği gibi, davada tespit sonrası nedene dayanıldığından hak düşürücü sürenin de uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar ve fer'i müdahil tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi. Dava değeri yönünden duruşma isteği reddedildi. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
./..
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalılar ve fer'i müdahilin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 351.60.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ve fer'i müdahilden alınmasına, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.