MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacılar, mirasbırakan babaları ...’ın 151 ada 7, 123 ada 4, 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazları muvazaalı olarak davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, mirasbırakanın ölümünden kısa bir süre önce yaptığı temlikin bedelsiz ve mirastan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürerek çekişme konusu üç parça taşınmazın satışının iptalini istemişlerdir.
Davalı, çekişme konusu taşınmazları mirasbırakan kardeşinden bedeli mukabilinde satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; 1942 doğumlu mirasbırakan ...’ın 12.03.1999 tarihinde ölümü üzerine dava dışı eşi ...., dava dışı çocukları ...., ... ile davacı çocukları .... ve ...’nin mirasçı kaldıkları, mirasbırakanın dava konusu 123 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki ¾ payını ve dava konusu 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamını 17.09.1997 tarihinde, dava konusu 151 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını 21.10.1998 tarihinde satış suretiyle davalı kardeşi ...’a temlik ettiği, eldeki davada mahkemece 02.06.2014 tarihli tensip zaptı ile HMK 140/5. maddesi gereğince dava ve cevap dilekçesinde bildirilmiş olup da henüz eklenmemiş deliller var ise ön inceleme aşamasında tamamlanabileceğinin aksi halde bu delillere dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtar edildiği ve tensip zaptının taraflara tebliğ edildiği, 21.07.2014 tarihli ön inceleme duruşması hazırlık tutanağında da taraflara tanıklarını bildirmek ve masraflarını yatırmak üzere iki haftalık süre verildiği, ön inceleme duruşma günü ile birlikte sözü edilen tutanağın taraflara tebliğ edildiği, tebliğ mazbatasında HMK 139. maddesinde düzenlenen özürsüz olarak ön inceleme duruşmasına katılmamanın hukuki sonuçlarına yer verildiği, davacının dava dilekçesinde açıkça tanık deliline dayandığı ve ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin tanıklarını bildirmek üzere süre istediği, mahkemece, tensip zaptı gereğince tanık bildirmek üzere kesin süre verildiği ve bu zaptın taraflara meşruhatlı olarak tebliğ edildiği gerekçesiyle davacının tanık bildirme isteğinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı ve bu hakkın açıklama ve ispat hakkını da içerdiği, yine aynı yasanın 137/1. maddesinde dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, mahkemenin ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konularını tam olarak belirleyeceği, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapacağı,140/1. maddesinde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit edeceği düzenlemelerine yer verildiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, davacının tanık deliline dayanarak ön inceleme duruşmasında da tanıklarını bildirmek üzere süre istemesine karşın mahkemece uyuşmazlık konusunun belirlenmesinden önce tensip zaptı ile tanıkların bildirilmesinin istenemeyeceği gözardı edilerek ve bu hususta kesin süre verilip, tensip zaptının davacıya tebliğ edildiği gerekçesiyle tanıklar dinlenmeden esas hakkında karar verilmiyştir.
Hal böyle olunca, davacı yana tanıklarını bildirmesi için süre verilerek toplanan ve toplanacak deliller değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacıların değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile hükmün açıklanan nedenle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy