MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.06.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ... ile temyiz edilenler vekili Avukat .... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ...'in tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu 54 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki kat irtifakı kurulu 6 numaralı daire davalı ...'ın kocası olan ... adına kayıtlı iken 20.04.2005 tarihinde davacı ...'e satıldığı; ...'ın 11.06.2007'de öldüğü; davacı ...'in 26.12.2007 tarihinde ... aleyhine eldeki davayı açtığı ve 6 numaralı bağımsız bölümde ... ile karısı ...'in birlikte oturduklarını, ...'ın ölümünden sonra da ...'in oturmaya devam ettiğini, kendisine ihtar mektubu göndermesine rağmen daireyi boşaltmadığını ileri sürerek el atmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istediği; davalı ...'in de, kocası ... ile davacı ... arasındaki anlaşma uyarınca dairenin devredildiğini, daireyi kullanmasında bir kötüniyet bulunmadığını savunduğu; yargılama sırasında davaya konu dairenin el değiştirerek önce ...'e, ondan da ...'e devredildiği, ...'in davaya katılarak yargılamayı sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerçekten de; davalı ...'in, davacı ... ile sonradan daireyi iktisap eden ...'ün kayıttan kaynaklanan mülkiyet haklarını bertaraf edecek nitelikte hukuken geçerli bir nedene dayanmaksızın dairede oturmaya devam ettiği saptandığına göre, el atmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki, toplanan deliller ve yukarıda belirlenen olgular karşısında, davacı ...'in davaya konu daireyi davalının kocasından satın aldığından itibaren davalının dairede oturmaya devam ettiğini bildiği halde bu duruma ses çıkarmayarak davalının kullanımına muvafakat gösterdiği; ancak, davalıya gönderdiğini bildirdiği ihtardan itibaren muvafakatini geri aldığı ya da böyle bir ihtar yok ise dava açılmakla muvafakatin geri alındığı kabul edilmelidir.
Hâl böyle olunca, gönderildiği bildirilen ihtarın davalıya ulaşıp ulaşmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre ecrimisil yönünden bir karar verilmesi gerekirken, ecrimisilin başlangıç tarihinin Mayıs 2005 olarak alınması suretiyle ecrimisile hükmedilmesi isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,, 21.12.2015 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 1.350.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.