MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, 101 ada 269 parsel sayılı taşınmaz hakkında kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini için ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/252 Esas sayılı dosyasında açtıkları davanın kabul edildiğini, dava konusu taşınmazda yer alan lokanta binasının kamulaştırılacak alan içinde kalmadığını ancak bozma ilamı doğrultusunda bina bedelinin ödendiğini, buna rağmen davalının lokantayı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, 19.08.2010 tarihinden sonraki dönem için 5.000,00.-TL ecrimisil bedeline hükmedilmesini isteyip, yargılama sırasında ıslahla talebini 12.758,70.-TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı idare tarafından yol yapımı nedeniyle kayden davalıya ait olan 101 ada 269 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılması isteği ile açılan dava sonunda mahkemece 19.08.2010 tarihli kararla 101 ada 269 parsel sayılı taşınmazın 435,95 m² lik kısmının yol olarak tapudan terkinine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince “...Dava konusu taşınmaz üzerindeki lokanta binasının idarece hazırlanan kıymet takdir raporunda yapı bedeli hesaplanmak suretiyle kamulaştırma bedeline ilave edildiği ve böylece kamulaştırma kapsamında değerlendirildiği, hükme esas bilirkişi raporunda da yapıya ait müştemilatların kamulaştırma alanında kaldığı, lokanta ve diğer eklentilerin bu haliyle kullanılmasının mümkün olmadığının beyan edilmesi karşısında, yapının tamamının bedeline hükmedilmesi gerekirken, kararda belirtilen gerekçe ile sadece değer azalışı verilmek suretiyle eksik bedel tesbit edildiği gerekçesiyle....” bozulduğu, bozma üzerine mahkemece yol olarak terkinine karar verilen taşınmazın bitişiğinde bulunan yapının bedeline de hükmedildiği, bedelin ödendiği, ödenen bu bedelin ise bitişiğindeki taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle yapıların kullanılamayacak olmasından kaynaklandığı, binanın halen davalı tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; lokanta binası ve diğer yapıların bulunduğu taşınmaz tapuda davalı adına kayıtlı olup, hukukumuzda çifte mülkiyete izin verilmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun’nun 684. maddesinde de “ (1) Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. (2) Bütünleyici parça, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır.” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan; ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, kayıt malikinin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir.
Yukarıda açıklanan ilke ve olgular uyarınca somut olaya bakıldığında davalının kötüniyetli olduğundan sözedilemez.
Hâl böyle olunca, ecrimisil koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Tarafların temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.