MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalılar ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden ise husumet yokluğu nedeni ile reddine ilişkin olarak verilen karar davalı ... ve ... vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.06.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı ... vekili Avukat, davalı ... gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Davacı, mirasbırakanı ...'ın 17 ada 1 parsel sayılı taşınmazını gelini olan davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, davalı oğlu ... ile diğer davalı ...'in 1999 yılında boşandıklarını ve boşanma protokolü ile dava konusu taşınmazın 1/2'şer pay ile murisin oğlu olan davalı ... ve....adına tescil edilmesinin kararlaştırıldığını, taşınmazda kat mülkiyeti kurulup davalılar adına bağımsız bölümlerin tescil edildiğini, anılan tüm devirlerin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazda davalılar .... adına olan tapuların iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davacının murisi Hasan'ın dava konusu 816 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 17 ada 1 sayılı parseldeki payını bedelsiz ve ileride davalı oğullarına temlik etmesi amacıyla devrettiğini, ancak dava tarihinde kayıt maliki olmadığını, davalılar ...., murisin dava konusu payını diğer davalı ...'e bedeli karşılığında devrettiğini, boşanma protokolünde dava konusu taşınmazın kendilerine bırakılacağının kararlaştırıldığını ve bu hususun boşanma ilamında yer aldığını, taşınmazda yapılan bağımsız bölüm bedelini müteahhide ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davalılar .... yönünden davanın kabulüne, davalı ...'in davada taraf sıfatının kalmadığı gerekçesiyle hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, davalı ... ve .... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, mirasbırakan ...'ın 17 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payını 29.11.1988 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, imar uygulaması sonucu anılan parselin 816 ada 1 sayılı parsele dönüştüğü, davalı ... ile davalı ...'in 1992 yılında evlenip .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/129 E – 1999/74 K sayılı kararı ile boşandıkları ve boşanma protokolünde dava konusu 17 ada 1 sayılı parselin eşit olarak davalı ... ve Fahrettin'e devredileceğinin kararlaştırıldığı, bunun üzerine davalı ...'in çekişmeli taşınmazı 08.11.2007 tarihinde anılan davalılara 1/2'er pay ile satış suretiyle temlik ettiği, ....'in 1/2 payının tamamını 31.01.2008 tarihinde dava dışı ...'a temlik ettiği, ...'ın da çekişmeli payı dava dışı ...'e devrettiği, davalı ...'in ise adına kayıtlı 1/2 payın 1/4'nü payını davalı ...'e devrettiği, taşınmazda kat irtifakı kurulması ile 10,11 ve 12 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına, 6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin ise davalı ... adına, 3 nolu bağımsız bölümün ise 1/2'şer pay ile davalılar ... ve ....adlarına kayıtlı olduğu, murisin 17.04.1995 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı kızı .. ile davalı oğulları ...'in kaldıkları, anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek ve benimsenmek suretiyle davalılar ... bakımından davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; çekişme konusu 816 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kat mülkiyeti tesisi ile bağımsız bölümler oluştuğu ve oluşan bağımsız bölümlerin bir kısmında davalılar müstakil, birinde ise paydaş oldukları halde hükümde “ .. 816 ada, 1 parsel sayılı, 276 m²'lik arsa üzerinde yapılan binada davalılar ... ve ... adına kayıtlı olan taşınmazların tümünün tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacı ... ile davalılar .... adına Tapuya Kayıt ve Tesciline” ifadesine yer verilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuştur.
Hâl böyle olunca, dava konusu 816 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalılar adına müstakil ya da paylı olarak kayıtlı 3, 6, 7, 10, 11 ve 12 nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı ...'nin miras payı oranında adına tesciline, kalan payın malik veya malikleri üzerinde bırakılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Kabule göre de, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri, dava konusu edilen taşınmazların toplam değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değer olmasına rağmen mahkemece bu kural göz ardı edilerek davalıların miras payına isabet eden değer üzerinden fazla harca hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
Davalılar ...'in bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.12.2015 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edenler vekili için 1.350.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy