MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacılar, babaları olan ortak mirasbırakanları .. maliki olduğu 251 ada 12 ve 14 parsel, 260 ada 14 ve 8 parsel sayılı taşınmazları davalı oğullarına satış suretiyle temlik ettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, taşınmazları bedellerini ödeyerek satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; ''.... Dava konusu 251 ada 12 ve 14 parsel ile 260 ada 14 parsel bakımından temliklerin muvazaalı olduğu saptanarak miras payı oranında tapu iptal ve tescile karar verilmesi doğrudur. Ancak, 260 ada 8 parsel sayılı taşınmazda mirasbırakan..davalılara intikal eden pay bakımından davacıların iptal ve tescil isteklerinin miras payları oranında kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere isteğin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kabule göre de; çekişme konusu 260 ada 14 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına kayıtlı olup, bu taşınmazda iptal edilerek davacılar adına tesciline karar verilen paylar dışındaki 4/9 payın malik olmayan öteki davalı ... adına tesciline karar verilmiş olması isabetli olmadığı gibi, sadece 260 ada 8 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan ve dolayısıyla hakkındaki dava reddedilen davalı ...'in yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulmuş olması da isabetsz olduğu ...'' gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında uyuşmazlığın niteliğide vurgulanmak suretiyle izlenmesi gereken yol açıkça belli edilmiştir. Bozmaya uyulmuş olmakla bozma lehine olan taraf yönünden kazanılmış hak oluşacağı kuşkusuzdur. Bozma ilamına uyan mahkeme, bozmada işaret edilen hususları yerine getirmek zorundadır. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bu temel usul kuralı ihlal edilerek bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; çekişme konusu 260 ada 8 parsel sayılı taşınmaz bakımından mirasbırakan .... intikâl eden 171/192 pay bakımından davacıların miras payları oranında tapu iptal ve tescil isteklerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken anılan taşınmazın tamamının tapusunun iptal edilerek miras payları oranında tapu iptal ve tescil isteklerinin kabulüne karar verildiği ,ayrıca 260 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkında da bozma ilamında gösterildiği şekilde hüküm kurulması gerekirken hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
Hâl böyle olunca, 260 ada 8 parsel sayılı taşınmaz bakımından mirasbırakan ... intikâl eden 171/192 pay bakımından davacıların miras payları oranında tapu iptal ve tescil isteklerinin kabulüne karar verilmesi, 260 ada 14 parsel sayılı taşınmaz bakımından da davacıların miras payları oranında tapu iptal tescil isteklerinin kabul edilerek, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu gözetilerek davacılar adına tesciline karar verilen paylar dışındaki 4/9 payın malik olmayan davalı ... değil davalı ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme yapılarak yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalılar vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.