MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vasisi, uzun süredir paranoid şizofren hastası olan davacının 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 206/436 Esas, 2006/878 sayılı kararı ile kısıtlanarak vesayet altına alındığını, davacının ehliyetsiz olduğunun çevresinde bilindiğini, ancak ehliyetsizliğinden yararlanan davalı oğlu ....n davacıdan aldığı satış yetkisinin bulunduğu vekaleti kullanarak davacının 1572 parsel sayılı taşınmazını 09.07.1999 tarihinde bacanağı olan davalı ...'e satış göstermek suretiyle devrettiğini, ...'nin de 13.08.1999 tarihinde ...'un eşi olan davalı ...'ye yine satış göstermek suretiyle aktardığını, davacının ehliyetsizliğinden yararlanıldığını ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davacı adına tescile, mümkün olmaz ise tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davacının satış tarihinden çok sonra kısıtlandığını, satış tarihinde ehliyetli olduğunu, iddiaların doğru olmadığını, alım gücünün bulunduğunu, davacının eşinin de kendisine taşınmazlar sattığını, öte yandan vekil Birol'un aldığı satış bedelini davacıya ödediğini, ehliyetsizlik ve muvazaa iddialarının bir arada ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, savunma getirmemişlerdir.
Mahkemece, ... Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen rapor neticesinde, davacının vekaletname verdiği ve satışın yapıldığı 09.07.1999 tarihi itibariyle ehliyetsiz olduğu, akraba olan diğer davalılarında bu durumu bilebilecek durumda kişiler oldukları, vekilin eşi olan son kayıt maliki Kamile'nin Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinde düzenlenen anlamda iyiniyetli konumunda olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili ile davalı ... Kayak vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.10.2015 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ...., davalı ... vekili Avukat ..ile temyiz edilen vekili Avukat .... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı ... gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle; davacı kısıtlının, vekaletin düzenlendiği tarih ile davaya konu taşınmazın vekil ...tarafından davalı ...'ye devredildiği tarihte ehliyetsiz olduğu 2659 Sayılı Yasanın 7. ve 16.maddeleri gereğince ... Kurumu 4. İhtisas Dairesinden elde edilen raporla saptandığına ve davacının oğlu olan vekil Birol'un eski eşi olan son kayıt maliki davalı ...'in de Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı belirlenmek suretiyle tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ... ile davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 31.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili Avukat .... için 1.100.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 2.425.50.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... ile davalı ...'tan alınmasına, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.