...
Taraflar arasında görülen tespit davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacılar, ... olarak açtıkları davada 120 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki olarak gözüken ....ile mirasbırakanları .... aynı kişi olduklarının tespitine karar verilmesini istemişler, yargılama aşamasında Tapu Müdürlüğü ile Hazine'yi davaya dahil etmişlerdir.
Dahili davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapu idaresine başvurulmadan açılan davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, yeni Tapu Sicili Tüzüğü hükümleri ve özelikle 75. maddesi nazara alındığında, tapu müdürlüklerine oldukça geniş yetkiler verilerek tapudaki hataların daha kısa bir sürede, idari yoldan düzeltilmesine imkân verildiği ve kayıt düzeltmeleri için öncelikle müdürlüklere başvuru yapılmasının zorunlu tutulduğu görülmektedir.
Ne var ki, somut olayda; kayıt maliki ile davacıların mirasbırakanının aynı kişi olduğunun tespitinin istendiği, bu isteğin yeni Tapu Sicili Tüzüğü ile tapu müdürlüklerine verilen düzeltim yetkisinin dışında kaldığı gözetildiğinde, düzeltim için öncelikle tapu müdürlüğüne başvuru şartının eldeki dava bakımından aranmayacağı kabul edilmelidir.
Hâl böyle olunca, davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy